Askeri zırhtan doğa dostu tarlaya

Başak Nur GÖKÇAM

Küresel gıda güvenliği ve sürdürülebilir ta­rım, artan nüfus ile da­ralan kaynaklar arasında ta­rihsel bir sınav veriyor. Dünya genelinde tarımsal üretimin yüzde 35’i zararlı böcekler ve iklim şokları nedeniyle kayba uğrarken, kullanılan yıllık mil­yonlarca ton sentetik pestisit hem toprak ekosistemlerini zehirliyor hem de su havzala­rını kirletiyor.

İşte tam bu nok­tada, kimyasal müdahale yeri­ne malzeme bilimini ve doğa dostu mühendisliği merkeze alan döngüsel tarım çözümle­ri, yeşil ekonominin geleceğini şekillendiriyor. Bu kapsamda Kuzey Carolina Eyalet Üniver­sitesi’nde geliştirilen ve aske­ri Ar-Ge’den tarlalara uzanan yeni nesil ‘Plant Armor’ tekno­lojisi, ekolojik sürdürülebilir­lik ile ekonomik verimliliğin çelişmek zorunda olmadığını kanıtladı.

Çilek üretimi için tasarla­nan bu özel 3 boyutlu tekstil örtüsü, tünel deneme alanla­rında çilek bitkilerinin üç ka­tından fazla meyve vermesine yardımcı olurken, bitki sağlığı üzerinde herhangi bir zararlı etki göstermedi. Araştırmacı­lar, bu teknolojinin çilek üre­timinde su kullanımını ve bö­cek ilaçlarına olan bağımlılığı azaltmanın bir yolunu da su­nabileceğini söylerken, tünel tarlası testlerinde Plant Ar­mor ile korunan çileklerin ör­tülmemiş bitkilere göre 3,56 kat daha yüksek verim sağla­dığı tespit edildi. Kumaş, ışık erişilebilirliğini azaltmadığı gibi bağımlı nem dengesini de olumsuz etkilemedi.

Güneş ışığını engellemeyen koruma

Geliştirilen bu yenilikçi do­kumanın bitki fizyolojisine et­kilerini açıklayan Kuzey Ca­rolina Eyalet Üniversitesi’n­de yüksek lisans araştırma görevlisi ve Plant Armor üze­rine bir makalenin baş yazarı olan Gabriel Olawuyi, “Bitkile­rin meyve üretmesi için güneş ışığına ihtiyaçları vardır. Plant Armor’ın görünüşte opak ku­maşının, meyve üretimi paha­sına bitkisel biyokütlede artı­şa yol açacağını bekliyorduk. Çünkü azalan güneş ışığı, bit­kinin enerjisini meyve üretimi yerine gövde ve yaprak büyü­mesine yönlendirmesine ne­den olan bir ‹gölgeden kaçın­ma› tepkisini tetikleyecekti. Ancak, kumaşın ışığa erişimi hiç engellemediğini ve meyve üretiminin önemli ölçüde art­tığını gördük” dedi.

Araştırmacılar ayrıca Plant Armor’un üç büyü­me mevsimi boyunca istik­rarlı bir ısınma etkisi yarattı­ğını da buldu. Gabriel Olawuyi, bu ekstra ısının örtüyle kaplı bitkilerin, tekstil kullanılma­dan yetiştirilen bitkilere göre meyve verme aşamasına daha erken ulaşmasına yardımcı ol­duğunu vurguladı.

Geliştirilen kumaş büyüme günlerini iyileştirdi

Isı birikiminin gelişimde­ki kritik rolüne dikkat çeken Gabriel Olawuyi, “Bitkilerin, meyve verme de dahil olmak üzere gelişim aşamalarından geçebilmesi için ‘büyüme de­recesi günleri’ olarak hesapla­nan belirli bir miktarda birik­miş ısıya ihtiyacı vardır. Bitki örtümüzün bunları iyileştir­diği kanıtlanmıştır” ifadeleri­ni kullandı. Olawuyi sözlerini şöyle sürdürdü: “Bitkiler, her fenolojik aşamadan geçerek üretime ulaşmaları için ihti­yaç duydukları sıcaklığın en uygun şekilde sağlandığı bir durumdaydı ve örtülmemiş bitkilere göre çok daha fazla ürün verdiler.”

Öte yandan Gabriel Olawu­yi, Plant Armor’ın böceklerin bitkilerle beslenmesini fizik­sel olarak engellediği için, bu teknolojinin tarım alanların­da ihtiyaç duyulan geleneksel böcek ilaçlarının miktarını da azaltabileceğini söyledi.

‘Çilek Meyve Üretimini Ar­tırmak ve Böceklerin Beslen­mesini Önlemek için Örgü 3 Boyutlu, Gözenekli Tekstil Ör­tüsü’ başlıklı araştırma Agri­culture dergisinde yayımlan­dı. İncelemeye konu olan Plant Armor Gen 2 kumaşının, Ku­zey Carolina Eyalet Üniversi­tesi tarafından patentlendi ve üniversite tarafından ticari ge­liştirme için lisanslandığı be­lirtildi. Projenin, Kuzey Caro­lina Tarım Vakfı ve ABD Tarım Bakanlığı Ulusal Gıda ve Ta­rım Enstitüsü HATCH Fonu tarafından desteklendiği, Do­ğal Kaynaklar, Wilson Tekstil ile Tarım ve Yaşam Bilimleri Fakülteleri ortaklığında yürü­tüldüğü belirtildi.

Askeri tekstillerden çilek tarlalarına

Plant Armor kumaşının fikir hikâyesi aslında tarımla başlamamış. Bu teknoloji, askeri üniformaları sivrisinek ısırıklarına karşı daha dayanıklı hale getirmeye ve vücut zırhı giyen askerlerin konforunu artırmaya odaklanan araştırmalardan ortaya çıkmış. Projenin gelişim sürecine ilişkin konuşan NC State Üniversitesi’ndeki William Neal Reynolds Seçkin Profesörü R. Michael Roe, “Plant Armor’a giden yol, askerlerin göğüs zırhını daha rahat hale getirmek için bir kumaş üretme girişimiyle başladı. Ardından, deneme yanılma yoluyla, Kuzey Carolina’daki çilek çiftliklerinin üretimini üç katına çıkarabilecek bir ürüne ulaştık. Başladığımızda bunu tahmin edemezdik. Burada araştırma yapan ve bilimi takip eden tüm bu insanlar olmasaydı, bu ürüne ulaşamazdık” diye konuştu.

Dokuma kumaşın stratejik tasarımı

Yayınlanan çalışmada, Plant Armor adı verilen kumaşın doğrudan çilek bitkilerinin üzerine yerleştirilmek üzere tasarlandığı belirtildi. Kumaşın üç boyutlu yapısının, böceklerin bitkilere ulaşmasını engelleyen fiziksel bir bariyer oluşturduğu, katmanlı malzeme güneş ışığının, yağmurun ve havanın doğal bir şekilde geçmesine izin verdiği ifade edildi. Ayrıca yapılan laboratuvar testlerinde yaprak bitlerinin bitkilere erişimini yüzde 100 engelleyen bu yapı, topraktaki faydalı bakteri popülasyonuna ve kök ekosistemine hiçbir zarar vermeden tam koruma sunduğu bildirildi.

Related Posts

Kabre gidemeyen online ziyareti tercih ediyor

Filenin sultanlarının başarısı voleybol öğrenme talebini üç yılda 11 kat arttırdı. Ayrıca Avrupa’da yaşanan aşırı sıcaklarla da klima montajı talebini İtalya’da yüzde 61, İspanya’da ise yüzde 338’e katladı. Türkiye’de yakınının kabrine gidemeyenlerin online mezar ziyareti talebi de dikkat çekenler arasında.

Okumaya devam et
Pamukta üretim alarmı: 1,74 milyar dolarlık ithalat

Türkiye Pamuk Zirvesi’nde üretimin yeniden artırılması ve Türk pamuğunun uluslararası sürdürülebilirlik standartlarıyla daha fazla pazara ulaşması için UPK ile Better Cotton Initiative arasında protokol imzalandı.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir