İTB Başkanı Kestelli: Serbest ticaret anlaşmaları tarımı zorlayacak

Türkiye’nin ihracatının bü­yük kısmını AB’ye yapmasına ve Gümrük Birliği Anlaşması’nın eşitsiz yapısına işaret eden Kestelli, “2024 verilerine gö­re Türkiye, toplam ihracatının yaklaşık yüzde 41’ini AB ülke­lerine gerçekleştiriyor. AB’nin yeni serbest ticaret anlaşmaları, emek yoğun sektörlerdeki ürün­lerimizin rekabet gücünü olum­suz etkileyecek. Bu durum özel­likle otomotiv, makine, kimya, tarım ve elektronik sektörlerin­de fiyat ve pazar kaybı riski ya­ratıyor” dedi.

Emek yoğun sektörlerde dönüşüm şart

Hindistan’ın düşük işçilik maliyetleri ve büyük nüfusu ile emek yoğun sektörlerde Türki­ye’nin AB ile olan köklü ticare­tini zorlayabileceğini vurgula­yan Kestelli, yapılması gereken iki stratejik adımı şöyle sıraladı: “Öncelikle Gümrük Birliği’nin revize edilmesi, ikinci olarak da emek yoğun sektörlerin tekno­loji ve katma değerli ürün üre­timine dönüşümünü sağlamak. Böylece hem ihracat hem de iç pazardaki rekabet baskısı hafif­ler, verimlilik artar ve birim ma­liyetler düşer.”

Kestelli, Türkiye’nin üretim­de ucuz emeğe bağımlı kalma­sının işçi ücretlerini artırmaya­cağını ve refahı kısıtlayacağını belirterek, bu durumun ülkeyi kırılgan hâle getirdiğini söyledi.

Başkan, nüfus artışının hızla azaldığını ve tarımda yaş orta­lamasının 56–57 olduğunu be­lirtti. “Yakın gelecekte tüm sek­törler benzer bir açmaza sü­rüklenecek. Toplumsal refahın artırılması için eğitim, sağlık ve barınma alanlarında önlemler şart” dedi.

“Buğday ve arpada yüksek rekolte beklenebilir”

İTB Meclis Başkan Yardım­cısı Moiz Hemsi de yağışlar ne­deni ile toprak nemi açısından sezona çok güçlü bir başlangıç yaptıklarını dile getirerek “Eğer bahar yağışları da dengeli gider­se, buğday ve arpada yüksek re­kolte beklendiğini ifade edebili­rim” dedi.

Türkiye’de toprak varlığı azalıyor

Ayrıca iklim krizi ve yanlış arazi kullanımı nedeniyle top­rak kaybının ciddi boyutta oldu­ğunu vurgulayan Hemsi, “Top­rak Atlası 2025 raporuna göre Türkiye yüzeyinin yüzde 59’u erozyon riski altında, yıllık yak­laşık 642 milyon ton verim­li toprak kaybediyoruz. Toprak ve su kaynakları birbirinden ba­ğımsız yönetilemez. Bu durum, su ve toprak yönetiminde sür­dürülebilir politikaların aciliye­tini gösteriyor” dedi.

Related Posts

OpenAI strateji değiştirdi: Önceliği bu alana verecek

Yapay zekâ yarışında rekabet kızışırken OpenAI, stratejik odağını yeniden belirliyor. Şirketin kodlama ve kurumsal çözümlere ağırlık vereceği belirtilirken, bazı alanlarda geri adım atacağı da belirtiliyor.

Okumaya devam et
Tek bir saldırı, 47 bin ton emisyon

Yeşil dönüşüm için trilyon dolarlık projeksiyonlar yapılırken, İran’daki petrol tesislerine yönelik saldırılar devasa karbon bombasına dönüştü. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, salınan 47 bin ton sera gazının binlerce tesisin yıllık emisyonuna bedel olduğunu vurguladı.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir