Endüstriyel yemekte ciro kaybı yüzde 30’a ulaştı

Endüstriyel yemek sektörü, hizmet verdiği sanayi ku­ruluşlarında vardiya ve is­tihdamın azalmasına bağlı olarak iş hacmi kaybı yaşıyor. Müşteri sayısı aynı kalsa da günlük yemek hizmeti verilen kişi sayısının, sek­tördeki ifadesiyle “pax” miktarı­nın düşmesi, işletmelerin cirola­rını ve kapasite kullanım oranla­rını olumsuz etkiliyor.

Bursa Yemek Sanayicileri Der­neği (BUYSAD) Başkanı Abidin Şakir Özen, müşteri sayısının ko­runmasının iş hacminin de ko­runduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Fabrikalarda vardiya ve çalışan sayılarındaki azalma­nın yemek talebini düşürdüğüne dikkat çeken Özen, “Müşteri port­föyünü koruyan bazı firmalarda bile ciro kaybının yüzde 30’u bul­duğunu görüyoruz” dedi.

Aynı müşteriyle daha düşük iş hacmi

Yemek sektörünün satış hac­minin, hizmet verilen işletmeler­deki çalışma düzeni ve istihdam­la doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Özen, şu değerlen­dirmede bulundu: “Bir fabrikayla sözleşmemiz devam ediyor, hiz­metimiz sürüyor. Ancak fabrika­da vardiya sayısı düşürüldüğün­de veya çalışan sayısı azaldığında bizden talep edilen yemek mikta­rı da geriliyor. Dolayısıyla müşte­ri portföyünü koruyan bir yemek firması da ciddi bir ciro kaybı ya­şayabiliyor. Bugün bazı işletme­lerimizde bu kayıp yüzde 30 se­viyesine ulaşıyor. Buna karşılık işletme giderlerini aynı oranda azaltmak mümkün olmuyor.”

Üretim miktarındaki düşüşün gıda tüketimi gibi değişken gider­leri azaltabildiğini, ancak toplam maliyetin aynı ölçüde gerileme­diğini belirten Abidin Şakir Özen; tesis kirası, ekipman, bakım ve hizmetin devamı için gerekli per­sonel giderlerinin önemli bölü­münün sürdüğüne dikkat çekti.

Bu yükün üzerine akaryakıt, ta­şıma, ambalajlama ve temizlik gi­derlerindeki artışların da eklen­diğini ifade eden Özen, “Daha az kişiye yemek üretmek, işletme­nin bütün giderlerinin aynı oran­da azalması anlamına gelmiyor. Tesisin çalışması, hijyen ve sani­tasyon koşullarının korunması ve dağıtımın sürdürülmesi gereki­yor. Akaryakıt giderlerindeki ar­tış taşıma maliyetimize yansıyor. Ambalaj ve temizlik malzemele­rine de daha fazla ödeme yapıyo­ruz. Ciro daralırken bu giderlerin yükselmesi, faaliyet kârlılığımızı ciddi biçimde zorluyor” dedi.

Düşen kapasite, artan birim maliyet

Endüstriyel yemek üretimin­de maliyet hesabının belirli bir günlük üretim kapasitesine gö­re yapıldığını hatırlatan Özen, pax miktarındaki düşüşün ölçek ekonomisinin sağladığı avantaj­ları zayıflattığını söyledi. Baş­kan Özen, “Tesis, ekipman ve personel organizasyonunu be­lirli bir hizmet hacmine göre oluşturuyoruz. Üretim bu sevi­yenin altına indiğinde sabit gi­derler daha az sayıdaki yeme­ğe dağılıyor ve kişi başı maliyet yükseliyor. Satış hacmindeki ka­yıpla birim maliyetteki artış bir araya geldiğinde, işletmelerin giderlerini karşılama gücü de za­yıflıyor” ifadelerini kullandı.

Planlama ve sözleşmelerde hacim değişimi dikkate alınmalı

Sanayideki talep ve üretim koşullarının, bu alana hizmet veren sektörleri de etkilediğini belirten Başkan Özen, yemek hizmeti sözleşmelerinde öngörülen pax miktarı ile gerçekleşen hizmet hacmi arasındaki farkın dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Sanayi işletmelerinin de kendi sipariş ve maliyet koşulları çerçevesinde karar aldığını ifade eden Özen, sözlerini şöyle tamamladı: “Sanayicimizin içinde bulunduğu koşulları biliyoruz.

Aynı üretim zincirinin birbirini tamamlayan parçalarıyız. Bu nedenle yemek hizmetinin fiyatlandırılmasında hem güncel giderlerin hem de gerçekleşen hizmet miktarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Vardiya ve personel planlamasındaki değişikliklerin önceden paylaşılması, sözleşmelerin belirgin hacim değişikliklerini dikkate alması ve ödeme takvimlerine uyulması, bu dönemin daha sağlıklı yönetilmesine katkı sağlayacaktır.”

Related Posts

Ekol Lojistik, çevresel ayak izini küçülttü

Çevresel, Sosyal ve Yöneti­şim (ESG) ilkelerini ku­rumsal pusulası olarak kabul eden Ekol Lojistik, sürdürüle­bilirlik vizyonu doğrultusunda 2025 yılında Kapsam 1 emis­yonlarını yüzde 8,4, Kapsam 2 emisyonlarını ise yüzde 32,3 oranında düşürdü.

Okumaya devam et
Halıda lojistik maliyet baskısı arttı

Türk halı sektörü, küresel krizler ve taşımacılıkta yaşa­nan sorunlara rağmen ihracatı­nı sürdürdü. Türkiye İhracatçı­lar Meclisi (TİM) verilerine göre, yılın ocak-eylül döneminde 186 ülke ve serbest bölgeye 391 mil­yon 984 bin metrekare halı satıl­dı.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir