İstanbul Fuar Merkezi’nde yaklaşık 26 bin metrekarelik alanda bu yıl 75’incisi düzenlenen AYMOD’a, 35’i yabancı olmak üzere 200’ün üzerinde firma katılıyor. Yabancı katılımcılar arasında İspanya, Çin, Özbekistan, Yunanistan ve Portekiz’den firmalar yer alıyor. Alanında Avrupa’nın en büyüğü olan AYMOD’u, 5 bini yabancı olmak üzere yaklaşık 15 bin profesyonelin ziyaret etmesi bekleniyor. Fuarın açılış töreni, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, TASD Başkanı Berke İçten ve sektör profesyonellerinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Ticaret Bakan Yardımcısı Ağar, ihracat rakamlarından da bahsederek, şunları kaydetti: “Deri ve ayakkabı sanayimiz, köklü üretim kültürü, nitelikli iş gücü, gelişmiş üretim altyapısı ve tasarım yetkinliğiyle ülkemizin önemli emek yoğun sektörleri arasında yer alıyor. Yaklaşık 56 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Yine deri ve deri ürünlerinin imalatında Avrupa’da 3’üncü sırada yer alıyoruz.
Ayakkabıdan saraciyeye, deri ve deri mamullerinden tamamlayıcı ürünlere uzanan geniş ürün gamımızla 200’den fazla ülkeye ve gümrük bölgesine ihracat gerçekleştiriyoruz. 2025’te deri ve deri ürünleri ihracatımız 1,8 milyar dolar, 2026 yılının 9 ayında ise 1,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ayakkabı sektörü özelinde bakacak olursak 2025’te ihracatımız 1 milyar dolar, 2026’nın 9 aylık ocak-eylül döneminde de 700 milyon dolarlık ayakkabı ihracatı gerçekleştirdiğimizi görüyoruz.”
İhracatta potansiyel 2 milyar dolar
TASD Başkanı Berke İçten de Ticaret Bakanlığı’nın aldığı önlemler sayesinde ayakkabı ithalatının büyük ölçüde frenlendiğine işaret ederek, bu yılın 8 aylık döneminde ithalatın adet bazında yüzde 25,2, değer olarak yüzde 14,8 gerilediğini söyledi. İthalatın frenlenmesinin önemli olduğunu belirten İçten, “Değer olarak ihracatta 2 milyar dolara çıkabilecek bir potansiyelimiz varken, bu yılı en fazla 900 milyon dolarla kapatabileceğiz. Dolayısıyla daha fazla zaman kaybetmeden gidişe dur dememiz gerekiyor” dedi.
Rota komşu ülkelere ve yakın coğrafyaya çevrildi
Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı, Küresel pazarlardaki tedarik zinciri değişimleri ve ABD-Çin ticaretinde yaşanan gerilimler nedeniyle Avrupalı ve ABD’li dev markaların yönünü Türkiye’ye çevirdiğini belirten Salıcı, sektör için ciddi talep ve sipariş potansiyeli oluştuğunu söyledi.
Salıcı, bu yılı 1,2 milyar dolarlık ihracat ve mevcut üretim kapasitesini koruyarak kapatmayı öngördüklerini ifade ederek şöyle dedi: “Yılın 9 ayındaki performansta, İtalya başta olmak üzere Avrupa pazarı, tasarım ve kalite dengesindeki gücümüz sebebiyle ana pazarımız olmayı sürdürdü. Gelecek dönem ihracat hedeflerimizde Orta Doğu, Kuzey Afrika, Körfez ülkeleri ve Türk cumhuriyetleri öne çıkıyor. Yakın zamanda Suriye’nin kuzeyindeki Halep ve Çobanbey sanayi bölgelerinde gerçekleştirdiğimiz saha incelemelerinde, bölgenin sunduğu Büyük Arap Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması imkânlarını yerinde değerlendirdik.
Türkiye’deki mevcut fabrikalarımızı veya üretimimizi kaydırmadan, o bölgedeki maliyet avantajlarını fason üretim modelleriyle stratejik bir kaldıraca dönüştürerek ana merkezlerimizi korumayı ve yan sanayi ihracatımızı katlamayı hedefliyoruz. Suriye’de üretimin canlanması, Türk yan sanayisi için tabandan kimyasala, aksesuardan kalıba kadar devasa bir ihracat kapısı anlamına geliyor. Aynı zamanda Batılı markaların fiyat odaklı modelden, yakın coğrafyadan güvenli tedarik modeline geçmesi, Türkiye’yi Avrupa ve ABD pazarında en güçlü alternatif haline getiriyor.” Salıcı, üreticilere uzun vadeli, uygun maliyetli finansman imkânları sunulması gerektiğini belirtti.


