Avrupa’nın doğal sermayesi iflasın eşiğinde

Başak Nur GÖKÇAM
[email protected]

İklim değişikliği ve eko­lojik kriz, küresel ekono­minin sürdürülebilirlik parametrelerini yeniden ta­nımlarken, gezegenin en has­sas ekosistemlerinden biri olan buzul alanları hızla eri­yor. Dünya genelinde tatlı su kaynaklarının önemli bir kıs­mını barındıran buzullar, ar­tan küresel sıcaklıklar nede­niyle kritik eşikleri birer bi­rer aşıyor. İsviçre Bilimler Akademisi (SCNAT) bün­yesindeki Buzul İzleme Ağı (GLAMOS) tarafından ETH Zürih, Fribourg ve Zürih üni­versiteleri iş birliğiyle hazır­lanan son rapor, ekolojik yıkı­mın boyutlarını net bir şekil­de gözler önüne serdi. Veriler, yalnızca bir yıllık bir süre zar­fında İsviçre’deki buzul hac­minin yüzde 5’inden fazlası­nın kaybolduğunu gösterdi.

Küresel ölçekte yaşanan bu hızlı erime, ilk bakışta bölge­sel bir iklim olayı gibi görünse de, Avrupa’nın hidroelektrik enerjisi, tarımsal sulama ve lojistik hatları üzerinde doğ­rudan yıkıcı etkilere sahip.

Alpler’de 5 yılda yüzde 20 kayıp

Son dönemde yaşanan aşırı iklim olayları, İsviçre Alple­ri’ndeki buz kaybını benzeri görülmemiş bir hıza ulaştır­dı. 2022 yılındaki rekor ka­yıpların ardından, 2026 yı­lı da buzullar için yıkıcı bir dönem olarak kayıtlara geç­ti. Ülke genelindeki buzullar ortalama 2,5 ila 4 metre ara­sında incelirken, bazı hassas bölgelerde buzulların alt kı­sımlarındaki erime 10 metre­ye kadar ulaştı.

Rhône, Aletsch ve Clariden gibi Avrupa’nın su dengesini sağlayan devasa buzullarda tarihin en şiddetli erimeleri gözlemlendi. Bu süreçte kü­çük ölçekli buzullar ise hari­tadan tamamen silindi. Vala­is kantonunda bulunan Bella Tola ve Glarus kantonunda­ki Griessfirn buzulları eriye­rek tamamen yok oldu. Son 5 yıllık sürece bakıldığında, İs­viçre’nin toplam buzul kütle­sinin yaklaşık yüzde 20’sinin eridiği görülüyor.

İzoterm rekoru buzları savunmasız bıraktı

Araştırma kapsamında edinilen bulgulara göre eri­menin arkasındaki ana et­kenler, karsız geçen kış mev­simleri ve rekor kıran yaz sı­caklıkları olarak öne çıkıyor. 2025-2026 kışı, kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana İsviçre’nin en az kar yağan 10 kışından biri oldu. Buzulları yaz sıcaklarından koruyacak koruyucu kar ta­bakasının yetersiz kalması, erime sürecini hızlandırdı. Sıcaklığın 0 santigrat dere­ceye ulaştığı donma noktası yüksekliği (izoterm seviyesi), yaz aylarında tam 76 gün bo­yunca 4 bin metrenin üzerin­de seyrederek tarihi bir rekor kırdı. Bu durum normal gün sayısının iki katından fazla­sına denk geliyor. Eylül ayına gelindiğinde 3 bin 500 metre rakımda bile kar tabakası ta­mamen eridi ve korunmasız kalan buzul kütlesi doğrudan güneş ışınlarına maruz kaldı.

Alpler’deki son durumu değerlendiren Buzul İzleme Ağı (GLAMOS) Direktörü Prof. Dr. Matthias Huss, “İs­viçre Alpleri’nde tanıklık et­tiğimiz süreç geçici bir iklim dalgalanması değil, geri dö­nüşü olmayan bir ekolojik kı­rılmadır. Sadece son beş yılda buzul kütlemizin beşte biri­ni kaybettik. Erimeyle orta­ya çıkan su miktarı kısa va­dede bir bolluk hissi yaratsa da, bu durum gelecekte yaşa­nacak çok daha büyük su ve enerji krizlerinin habercisi­dir” dedi.

Yalancı su bolluğu ekonomiyi yanıltıyor

Eriyen buzullar, Temmuz ve Eylül 2026 ayları arasın­da yaklaşık 2,2 trilyon litre su salımı gerçekleştirdi.

Bu miktar, İsviçre’deki tüm hanelerin bir yılda tükettiği içme suyunun 4 katından faz­lasına karşılık geliyor.

Ancak uzmanlar, bu duru­mun sürdürülebilir bir kay­nak olmadığını, tam aksine sermayeden yiyen bir ‘yalan­cı bolluk’ dönemi olduğuna dikkat çekiyor.

Buzulların geri dönüle­mez şekilde küçülmesi, önü­müzdeki yıllarda yaz ayların­da yaşanan su kıtlığını telafi eden doğal depolama meka­nizmasını tamamen devre dı­şı bırakacak. Bu durum, hid­roelektrik santrallerinden yapılan elektrik üretimini, Ren Nehir taşımacılığını ve tarımsal üretimi doğrudan tehdit ediyor.

Ren Nehri ve Avrupa ticareti risk altında

İsviçre buzullarının erimesi sadece yerel bir çevre sorunu değil, aynı zamanda tüm Avrupa’yı etkileyen ekonomik bir tehdit. Ren Nehrini besleyen ana kaynak olan Alpler’deki buzulların tükenmesi, yaz aylarında nehir su seviyelerinin kritik derecede düşmesine neden oluyor. Su seviyesinin düşmesi, Ren Nehir taşımacılığında yük kapasitelerinin sınırlandırılmasına ve navlun fiyatlarının artmasına yol açıyor. Bu durum, sanayi ham maddelerinin ve enerji ürünlerinin taşınmasını zorlaştırarak Avrupa genelinde tedarik zinciri aksamalarına ve üretim maliyetlerinin yükselmesine zemin hazırlıyor.

Hidroelektrik ve enerji güvenliği tehlikede

İsviçre, elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 60’ını hidroelektrik santrallerinden sağlıyor. Buzulların hızlı erimesi kısa vadede barajlardaki su seviyelerini artırsa da, orta ve uzun vadede su akışının azalacak olması ülkenin enerji arz güvenliğini doğrudan riske atıyor. Buzul hacminin kaybolmasıyla birlikte yaz aylarında düzenli su akışının kesilmesi, enerji üretiminde dalgalanmalara neden olacak. Bu tablo, ülkeyi fosil yakıtlara veya dış kaynaklı enerji alımına bağımlı hale getirme riski taşırken, yeşil dönüşüm hedeflerine de darbe vuruyor.

Related Posts

Mobilyada Irak pazarında yüzde 30 kayıp: “Eskiden işçi bulamazdık, şimdi çalışana verecek iş bulamıyoruz”

MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, üretimdeki daralmanın istihdam üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Firma bazında küçülmelerin başladığını ve yeni yatırımların durduğunu belirten Güleç, “Eskiden işçi bulamazdık, şimdi ise çalışana verecek iş bulamıyoruz” dedi. Güleç, fiyat rekabeti yüzünden Irak’ta kaybedilen pazara da dikkat çekti.

Okumaya devam et
Mersin Agropark, tarımdaki geleceği Ar-Ge ile inşa ediyor

Türkiye’nin tarım ve gıda alanındaki ilk ve tek ihtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesi olan Mersin Agropark, yürüttüğü Ar-Ge projeleri, güçlü üniversite-sanayi iş birlikleri ve genişleme yatırımlarıyla sektörde yenilikçi çözümler üretmeye devam ederek, bölge tarımının geleceğini Ar-Ge temelleri üzerine inşa ediyor.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir