Sevilay ÇOBAN
Kasko sigortalılığının performansı, Türkiye Sigorta Birliği’nin verileriyle ortaya kondu. Buna göre, yeni ve görece yeni araç segmentlerinde sigortalılık oranı %80’e ulaşırken, otomobil yaşı ilerledikçe kasko oranı da düşüşe geçiyor. Veriler, 2025 sonu itibarıyla kasko sigortasında toplam sigortalılık oranının %26 olduğunu ortaya koyarken, yaş kırılımlarına göre incelendiğinde, bu branştaki sigortalılığın özellikle yeni araçlarda daha yüksek seviyelere ulaştığı görülüyor. Bu dönemde 0-5 yaş araçlardaki kasko sigortalılık oranının %48 olması dikkati çekti. Bu oran 6-10 yaş araçlarda %38, 11-15 yaş araçlarda %22, 16-20 yaş araçlarda %8 olurken, 21 yaş ve üzeri araçlarda ise %1 olarak kayıtlara geçti. Genel sigortalılık oranının, özellikle yaşlı araç gruplarındaki düşük oranlar nedeniyle aşağı çekildiği görüldü.
Otomobilde tablo daha belirgin
Kaskoya ilişkin sigortalılık verileri otomobiller özelinde incelendiğinde ise geçen yıl otomobillerde %37 olan kasko sigortalılık oranının, 0-5 yaş grubundaki yeni otomobillerde %80 seviyesine ulaştığı görüldü. Söz konusu oran 6-10 yaş otomobillerde %51 olurken, yaş ilerledikçe sigortalılık oranının belirgin şekilde gerilemesi dikkati çekti. Otomobillerde kasko sigortalılık oranı 11-15 yaş grubunda %29, 16-20 yaş grubunda %11, 21 yaş ve üzerinde ise %1 olarak gerçekleşti.
Veriler, özellikle yeni otomobil sahipleri açısından kaskonun giderek standart bir güvence davranışı haline geldiğine işaret ediyor. Otomobil dışı araçlarda ise kasko yaygınlığının farklı bir dinamikle şekillendiği görüldü. Bu gruptaki araçlarda kasko oranının 2025’te %13’te kaldığı, yeni yaş grubunda dahi bu oranın %20 bandında seyrettiği belirlendi.
5 yıllık istikrar
2021-2025 dönemine ilişkin trend verileri de yeni otomobillerde kasko sigortalılığının istikrarlı biçimde yüksek seyrettiğini gösterdi. 0-5 yaş otomobillerde 2021’de yüzde 79 olan kasko oranı, 2025’te yüzde 80 olarak gerçekleşti. Söz konusu oranın son 5 yıldır yüzde 80 bandında korunması, yeni otomobillerde kaskonun dönemsel dalgalanmalardan bağımsız olarak yerleşik bir tercih haline geldiğini ortaya koyuyor.


