Proton Tedavileri ve Parçacık Hızlandırıcıları Bilim ve Teknoloji Derneği (PROPAR-TEK) tarafından Ankara ve İstanbul’da iki gün boyunca düzenlenen “Ankara-İstanbul 1. Proton Çalıştayı” tamamlandı. Çalıştayda, proton tedavileri ve parçacık hızlandırıcıları teknolojileri; yalnızca tekil bir cihaz veya hastane yatırımı perspektifiyle değil, kamu-akademi-sanayi-sivil toplum paydaşlarını kapsayan bütüncül bir ekosistem yaklaşımıyla ele alındı.
Çalıştayın temel hedefi, Türkiye’de proton ve parçacık hızlandırıcıları alanında sürdürülebilir, koordineli ve stratejik bir ulusal yol haritasının oluşturulmasına katkı sağlamak oldu. PROPAR-TEK Başkanı Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, bu yaklaşımı şu sözlerle değerlendirdi: “Bu alanı tek bir merkez ya da tek bir cihaz başlığına indirgemeden, ortak akıl ve istişareyle ulusal bir ekosistem modeli oluşturmayı hedefliyoruz.”
Çok disiplinli katılım, ortak raporlama yaklaşımı
Çalıştaya; radyasyon onkolojisi, nükleer tıp ve medikal fizik alanlarının yanı sıra yüksek enerji fiziği, kuantum kimya ve kimya disiplinlerinden akademisyenler ve uzmanlar katıldı. Ayrıca sağlık, sanayi ve enerji alanlarında faaliyet gösteren ulusal araştırma kurumları ve enstitülerinin yönetici ve temsilcileri de toplantılarda yer aldı.
Toplantılar kapsamında, Türkiye’nin mevcut ve potansiyel yetkinliklerini ortaya koyacak bir “yetkinlik atlası” yaklaşımı ve bu atlası besleyecek ortak bir raporlama dili üzerinde duruldu. Çalıştayda geliştirilen metodolojinin, ulusal düzeyde karar alma süreçlerinde kullanılabilecek nitelikte olması hedeflendi. Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, çalıştayın bu yönüne dikkat çekerek, ortak bir raporlama dili ve yol haritası yaklaşımının birlikte olgunlaştırılmasının önemli bir çıktı olduğunu vurguladı.
Bölgesel iş birliği ve Türkiye’nin model olma potansiyeli
Çalıştayda, farklı ülkelerden katılan bilim insanlarının katkılarıyla Türkiye’nin bölgesel ölçekte üstlenebileceği rol de değerlendirildi. Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik kapasitesinin; Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler, Körfez ülkeleri, Kafkasya, Balkanlar ve Kuzey Afrika’dan Sahra Altı Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada örnek bir model oluşturabileceği ifade edildi.
Bu çerçevede, ortak projeler, bilgi paylaşımı ve birlikte üretim odaklı iş birliği modellerinin geliştirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı. Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, Türkiye’nin bu geniş coğrafyada ortak üretim ve iş birliği için güçlü bir zemin sunduğunu belirtti.
Parçacık hızlandırıcıları: stratejik ve çok alanlı bir teknoloji
Çalıştayda yapılan değerlendirmelerde, parçacık hızlandırıcıları teknolojilerinin yalnızca sağlık alanıyla sınırlı olmadığına dikkat çekildi. Bu teknolojilerin; sanayi, savunma, uzay, ilaç ve ileri malzeme teknolojileri gibi birçok kritik alanda yüksek katma değer üreten stratejik bir altyapı niteliği taşıdığı vurgulandı.
Bu kapsamda; proton merkezlerinin teknolojik farklılıkları, işletme ve yönetişim modelleri, sürdürülebilirlik kriterleri, uluslararası sağlık turizmine olası etkileri ve operasyonel gereksinimler ayrıntılı biçimde ele alındı.
Sağlık Bakanlığı katkısı ve yol haritası çıktıları
Çalıştayda, Sağlık Bakanlığı’nın proton komisyonunda görev alan uzmanların katkılarıyla Türkiye’nin Ulusal Proton ve Parçacık Hızlandırıcıları Yol Haritası için temel yaklaşımlar ve öncelikli alanlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Elde edilen çıktıların; ilgili kamu kurumlarıyla paylaşılacak raporlar ve ekosistem paydaşları arasında kurulacak ortak çalışma mekanizmalarıyla somutlaştırılması hedefleniyor.
Ortak akıl ve sürdürülebilir kapasite vurgusu
Çalıştayın, ekosistem temelli bulut kümelenmelerinin oluşturulması açısından önemli bir eşik olduğuna işaret eden Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, şu değerlendirmede bulundu: “Kamuyu, akademiyi, sanayiyi ve sivil toplumu bir araya getiren, ülkenin ortak aklını güçlendiren bir bulut kümelenme modelini hedefliyoruz. Bu yaklaşım, proton ve parçacık hızlandırıcıları gibi stratejik teknolojilerde sürdürülebilir başarı için kritik öneme sahip.”
PROPAR-TEK, çalıştay çıktılarının; Türkiye’de proton tedavileri ve parçacık hızlandırıcıları alanında uluslararası standartlarda sürdürülebilir kapasite oluşturulmasına, yerli yetkinliklerin geliştirilmesine ve Türkiye’nin bölgesel bir çekim merkezi olarak konumunun güçlenmesine katkı sağlamasını amaçlıyor.


