Reçineler ekonomiye geri kazandırılıyor

Gıda ve tekstil başta ol­mak üzere birçok sana­yi kolunda kullanılan su yumuşatma sistemlerinden çı­kan atık reçineler, çevre için risk oluştururken artık ekonomik de­ğere dönüşüyor. Akademisyenle­rin geliştirdiği yöntem, bu atık­ları ileri dönüşümle yeniden ka­zandırıyor. Bu yıl dördüncüsü kutlanacak 30 Mart Uluslarara­sı Sıfır Atık Günü’nün teması da ‘gıda atığı’ olarak belirlendi. Bu kapsamda gıda israfını önlemek ve bazı atıkların dönüştürülerek tekrar kullanımını sağlamak için birçok çalışma yürütülüyor.

Mersin Üniversitesi Çevre Mühendisliği Çevre Teknolojile­ri Ana Bilim Dalı Öğretim Üye­si Prof. Dr. Nadir Dizge ve çevre mühendisi Prof. Dr. Bülent Kes­kinler de, gıdadan tekstile çok sayıda fabrikanın su yumuşat­ma uygulamalarında kullandığı ve ömrünü tamamlayan iyon de­ğiştirici reçineleri ileri dönüşüm yöntemiyle ekonomiye kazandı­ran bir sistem geliştirdi.

Geliştirdikleri sisteme ilişkin konuşan Prof. Dr. Nadir Dizge, iyon değiştirici reçinelerin gıda­dan tekstile tüm fabrika üretim­lerinde özellikle su yumuşatma uygulamalarında yoğun şekilde kullanıldığını söyledi. Söz konu­su reçinelerin belirli bir kulla­nım süresinin ardından rejene­rasyonunun mümkün olmadığını belirten Dizge, “Biz de bu atıkla­rı nasıl değerlendirebiliriz soru­sundan yola çıktık” dedi.

Dizge, atıkların çoğu zaman doğru değerlendirilmediğine dikkat çekerek, “Genellikle depo­lama alanlarına gönderiliyor ve­ya uygun olmayan alanlarda bı­rakılıyor. Biz de bu atıkları katma değeri yüksek bir ürüne dönüş­türmeyi hedefledik. Burada kla­sik geri dönüşümden farklı ola­rak bir ‘ileri dönüşüm’ yaklaşı­mı benimsedik yani bir firmanın atığı, başka bir firma için yüksek katma değerli ham madde hali­ne gelebiliyor” ifadesini kullandı.

Ekonomik değerini kaybeden atıklar değerleniyor

Reçinelerin çok geniş bir kul­lanım alanına sahip olduğunu ve oluşan atık miktarının yük­sek olduğunu vurgulayan Diz­ge, “İyon değiştirici reçineler su yumuşatma süreçlerinde kalsi­yum ve magnezyum gibi sertlik oluşturan iyonları tutuyor, bel­li bir kullanım ömründen sonra bu reçineler atık hale geliyor ve miktarları oldukça yüksek sevi­yelere ulaşıyor. Bu atıkları eko­nomiye kazandırmak hem çev­resel hem de ekonomik açıdan çok önemli. Ayrıca geliştirdiği­miz sistem sayesinde ekonomik değerini yitirmiş bu atık, farklı bir sektörde yüksek katma de­ğerli bir ham maddeye dönüştü­rülebiliyor. Bu yaklaşım, döngü­sel ekonomiye ve sürdürülebilir üretim anlayışına katkı sağlıyor” diye konuştu.

Dizge, reçinelerin özellikle ku­yu suyu kullanan tesislerde su­yun sertliğini gidermek için tercih edildiğini aktararak, “Küçük tesis­lerde günde 300-500 metreküp, büyük tesislerde ise 10 bin metre­küpe kadar su kullanımı söz konu­su olabiliyor” bilgisini verdi. Atık reçinelerin çevresel etkilerine de değinen Dizge, “Bu reçineler ha­cimli malzemeler olduğu için de­polandığında ciddi alan kaplıyor. Üzerlerinde biriken kalsiyum ve magnezyum yağışlarla birlikte toprağa karışabilir ve sertliğe ne­den olabilir. Daha ileri aşamada bu iyonlar yeraltı sularına kadar taşı­nabilir.” değerlendirmesinde bu­lundu.

Dizge, geliştirilen malzemenin cam sanayinde silisyum bazlı ham maddelere çevreci bir alternatif veya katkı maddesi olarak değer­lendirilebileceğini, aynı zaman­da biyouyumluluğu sayesinde diş hekimliği başta olmak üzere biyo­medikal uygulamalarda da kulla­nılabileceğini aktardı. Dizge, “Ay­rıca elde edilen bu yeni malzeme­nin yüzeyinde oluşan fonksiyonel gruplar, özellikle gümüş iyonlarını seçici olarak tutabiliyor ve redoks reaksiyonlarıyla nano gümüş for­muna indirgenebiliyor” dedi.

“Gümüş geri kazanımı için kullanmak mümkün”

Prof. Dr. Bülent Keskinler geri dönüşüm sürecinde öncelikle reçinelerin üzerinde biriken kalsiyum ve magnezyum iyonlarını uzaklaştırdıklarını anlatarak, “Ardından reçineleri ısı işlemine tabi tutarak aktif karbon türevi bir yapıya dönüştürüyoruz. Bu işlem sonrası reçine üzerinde fonksiyonel gruplar oluşuyor. Bu malzeme sayesinde özellikle gümüş iyonlarını seçici olarak tutabiliyor ve redoks reaksiyonlarıyla nano gümüş formuna dönüştürebiliyoruz” diye konuştu. Yöntemin özellikle gümüş geri kazanımı açısından önemli bir potansiyel sunduğunun altını çizen Keskinler, “Bu prosesi fotoğrafçılık sanayisinde, gümüş kaplama yapılan cam ve ayna üretim tesislerinde veya gümüş içeren atık sulardan gümüş geri kazanımı için kullanmak mümkün” diye konuştu

Related Posts

Karadağ seyahatinde yeni dönem: Türklerden vize istenecek

Karadağ, Avrupa Birliği’nin vize politikasına uyum süreci kapsamında Türk vatandaşlarına yönelik vizesiz seyahat uygulamasını sona erdiriyor. Bordo pasaport sahibi Türk vatandaşları 1 Kasım 2026’dan itibaren Karadağ’a vizeyle giriş yapabilecek. Mevcut uygulamada Türk vatandaşları ülkede 30 güne kadar vizesiz kalabiliyor.

Okumaya devam et
Bakan Ersoy: Turizmi 81 ile ve dört mevsime yayacağız

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 27 Eylül Dünya Turizm Günü mesajında, Türkiye’nin doğal ve kültürel mirasını koruyarak turizmi dört mevsime ve 81 ile yaymayı hedeflediklerini belirtti.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir