Potansiyelimizi rekabet avantajına çevirmek için bütüncül adımlar atılmalı

Bilgehan ENGİN
UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı

Uluslararası ticarette yaşanan be­lirsizlikler, tedarik zincirlerinde dayanıklılık ve esneklik ihtiyacını artırırken lojistik sektörü de eko­nomik büyümenin ve küresel re­kabetin belirleyici unsurlarından biri haline geliyor. Türkiye, Avru­pa, Asya ve Orta Doğu arasında­ki stratejik konumu, güçlü üretim altyapısı ve gelişmiş lojistik hiz­met kapasitesiyle bu dönüşüm­de önemli fırsatlara sahip. Ancak bu potansiyelin sürdürülebilir bir rekabet avantajına dönüşebilme­si için altyapı yatırımlarının yanı sıra mevzuat, dijitalleşme, insan kaynağı ve uluslararası iş birlik­leri alanlarında bütüncül adımlar atılması gerekiyor.

Küresel ticarette yeni dengeler ve lojistik koridorlar oluşuyor

Kızıldeniz’de yaşanan güvenlik riskleri, uluslararası ticaret poli­tikalarındaki değişimler ve böl­gesel çatışmalar, küresel taşıma­cılık güzergâhlarının yeniden de­ğerlendirilmesine neden oluyor. Firmalar artık yalnızca maliyet avantajına değil, tedarik sürekli­liğine, alternatif güzergâhlara ve operasyonel güvenilirliğe de ön­celik veriyor. Bu gelişmeler, Tür­kiye’nin uluslararası lojistik ko­ridorlarındaki önemini artırıyor. Özellikle Orta Koridor ve Zenge­zur bağlantısına yönelik çalışma­lar, Asya ile Avrupa arasındaki ti­caretin çeşitlendirilmesi açısın­dan önemli fırsatlar sunuyor.

Karayolu taşımacılığında çözüm bekleyen sorunlar mevcut

UTİKAD olarak bu dönüşümü yakından takip ediyor, uluslara­rası platformlarda Türkiye’nin lo­jistik potansiyelini gündeme ta­şıyoruz. Ekim ayında Milano’da gerçekleştirilen FIATA Dünya Kongresi’ne katılımımız, ülkemi­zin küresel lojistik sektöründe­ki temsilinin güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin ge­liştirilmesi açısından önemli bir adım oldu. Türkiye’nin yalnızca transit geçiş sağlayan bir ülke de­ğil, katma değerli lojistik hizmet­lerin üretildiği uluslararası bir merkez olarak konumlanması ge­rektiğine inanıyoruz.

2026 yılında sektörümüzün öncelikli gündemlerinden bi­ri de uluslararası karayolu taşı­macılığında karşılaşılan yapısal sorunlar oldu. Kapıkule, Ham­zabeyli ve İpsala sınır kapıların­daki uzun bekleme süreleri, Sc­hengen vize kısıtlamaları ve pro­fesyonel sürücülerin 180 günde 90 gün kalış kuralına tabi tutul­ması, taşımacılık operasyonları­nı olumsuz etkiliyor.

UTİKAD olarak yayımladığımız basın açıklamasında, uluslarara­sı karayolu sürücülerinin meslek­lerinin gerekliliklerine uygun vi­ze düzenlemelerine ihtiyaç duy­duğunu ve sınır geçişlerindeki sorunların kalıcı çözümlerle ele alınması gerektiğini vurguladık.

İntermodal taşımacılık ve sürdürülebilirlik önem kazanıyor

Türkiye’nin Avrupa sanayi­si açısından stratejik bir tedarik merkezi olduğunu unutmamalı­yız. Sınır kapılarında yaşanan ge­cikmeler yalnızca ihracatçıla­rımızı ve lojistik firmalarımızı değil, Avrupa’daki üretim, pera­kende ve tedarik süreçlerini de etkiliyor. Bu nedenle sınır kapıla­rında kapasitenin artırılması, ge­çiş süreçlerinin öngörülebilir ha­le getirilmesi ve Türkiye ile Avru­pa Birliği arasında ortak çözümler geliştirilmesi büyük önem taşıyor.

Lojistik sektörünün geleceğin­de intermodal taşımacılığın gide­rek daha fazla önem kazanacağını öngörüyoruz. Karayolu, demiryo­lu, denizyolu ve havayolunun bir­birini tamamlayan bir sistem içe­risinde kullanılması, operasyonel verimliliği artırırken çevresel et­kilerin azaltılmasına da katkı sağ­layacaktır. Özellikle Avrupa Bir­liği›nin çevresel düzenlemeleri, karbon emisyonlarının azaltılma­sı ve yeşil lojistik uygulamalarının yaygınlaştırılmasını sektörümüz açısından önemli bir gereklilik ha­line getiriyor.

UTİKAD olarak bu alandaki farkındalığı artırmak amacıy­la sektörel etkinliklerde ve ulus­lararası organizasyonlarda aktif rol üstleniyoruz. Hava kargo en­düstrisi ve Zengezur Koridoru gibi sektörün geleceğini ilgilen­diren konuların ele alınmasına katkı sağladık. Türkiye’nin lojis­tik potansiyelini güçlendirmek için ulaştırma türleri arasındaki entegrasyonun geliştirilmesini, demiryolu bağlantılarının güç­lendirilmesini ve dijital altyapı yatırımlarının hızlandırılmasını öncelikli görüyoruz.

Dijitalleşmede başarı nitelikli insan kaynağına bağlı

Yapay zekâ, veri analitiği, oto­masyon ve dijital belge uygula­maları, lojistik sektörünün iş ya­pış biçimlerini dönüştürüyor. Operasyonel süreçlerin dijital­leşmesi, maliyetlerin daha etkin yönetilmesini, hizmet kalitesi­nin artırılmasını ve tedarik zin­cirlerinde şeffaflığın güçlendiril­mesini sağlıyor. Ancak teknolojik dönüşümün başarısı, nitelikli in­san kaynağının geliştirilmesiyle doğrudan bağlantılı. Bu nedenle genç profesyonellerin desteklen­mesi, mesleki eğitimlerin yaygın­laştırılması ve üniversite-sektör iş birliklerinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.

Related Posts

Chery’de 53 bin 882 araç geri çağrılacak

Çinli üretici Chery, arka aks bağlantısındaki kaynak hatası nedeniyle 53 bin 882 aracı geri çağıracak. Tiggo 5x ve Omoda serilerini kapsayan uygulama 27 Kasım’da başlayacak. Türkiye’deki araçların karardan etkilenip etkilenmediği henüz net değil.

Okumaya devam et
Eskişehir’de doğal gaz yatırımlarına 96,5 milyon liralık tavan

Eskişehir’de doğal gaz dağıtımını yürüten Esgaz için 2026 yatırım tavanına 36,5 milyon lira eklendi. Toplam sınır yaklaşık 96,5 milyon liraya yükseldi. Resmî Gazete’de yayımlanan karar, abonelere doğrudan zam ya da indirim getirmiyor.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir