Plastik atıktan hidrojen ürettiler

Başak Nur GÖKÇAM
[email protected]

Dünya ekonomisi, bir yandan karbondan arındırılmış temiz enerji kaynakları ararken di­ğer yandan her geçen gün bü­yüyen petrokimyasal atık dağlarıyla yüzleşiyor. Küre­sel ölçekte doğaya ve çöplük­lere terk edilen plastik atıkla­rın oranı yüzde 79 gibi devasa bir seviyeye ulaşmış durum­da. Toplanan atıkların yüzde 12’si ise fırınlarda yakılarak atmosfere tonlarca karbondi­oksit salımına yol açıyor. Ge­leneksel mekanik geri dönü­şüm süreçleri, su şişelerin­den alışveriş poşetlerine, araç gösterge panellerinden am­balajlara kadar hayatın her alanını kuşatan farklı türde­ki plastikleri tek tek ayırmayı gerektiriyor. Bu ayıklama sü­reci, yüksek işçilik maliyetle­ri, karmaşık makine parkur­ları ve yoğun enerji tüketimi nedeniyle işletmeler için de­vasa bir ekonomik yük yaratı­yor. İşte tam bu noktada bilim dünyası, çöp ile enerji arasın­daki çizgiyi silen radikal bir yeniliğe imza atıyor.

Geri dönüşümde ezber bozuluyor

Ulusal Bilimler Akademisi Bildirilerinde (PNAS) yayın­lanan araştırma, plastik kri­zinin çözümüne yepyeni bir vizyon sunuyor. UCLA Sa­mueli Mühendislik Fakülte­si ile Güney Kore’deki Ewha Kadın Üniversitesi’nden bi­lim insanlarının ortaklaşa ge­liştirdiği ‘Alkali Termal İşlem’ (ATT) adı verilen kimyasal sü­reç, geleneksel yüksek sıcak­lıklı gazlaştırma yöntemleri­ne kıyasla son derece düşük sıcaklıklarda çalışıyor. Bu tek­noloji, günlük hayatın merke­zinde yer alan polietilen teref­talat (PET), polietilen (PE) ve polipropilen (PP) atıklarını tek bir reaktör içinde, önceden hiçbir tür ayıklaması yapma­ya gerek kalmadan doğrudan yüksek saflıkta hidrojen gazı­na dönüştürebiliyor.

Çifte çözüm formülü

ATT teknolojisi, sodyum hidroksitin ısı altında organik maddelerle reaksiyona girme­si esasında dayanıyor. Reaktö­re giren karışık plastik kütle­si, kimyasal reaksiyonlar so­nucunda yüzde 90’ın üzerinde saflığa sahip hidrojen yakıtı­na dönüşüyor. Üstelik işlem sırasında plastiğin yapısında­ki karbon, karbondioksit ga­zı şeklinde atmosfere kaçmak yerine yakalanarak katı mine­ral formunda depolanıyor.

Bu çifte etkiyi değerlendi­ren UCLA Samueli’nin Ro­nald ve Valerie Sugar Deka­nı ve kimya ve biyomoleküler mühendisliği profesörü olan, makalenin ortak yazarların­dan Ah-Hyung Alissa Park, “Aynı anda iki acil küresel so­runu çözüyoruz. Plastik atık­lar endişe verici oranlarda birikiyor ve temiz hidrojen, enerjinin karbondan arındı­rılması için şart. Bu teknoloji, bu iki zorluğun da üstesinden yaratıcı ve ölçeklenebilir bir şekilde geliyor” dedi.

Teknolojinin kökeni aslın­da tamamen organik ve do­ğa dostu bir vizyona dayanı­yor. Park ve çalışmanın ortak yazarlarından, Ewha Kadın Üniversitesi’nde kimya mü­hendisliği ve malzeme bilimi profesörü olan Woo-Jae Kim de, “Bu süreci başlangıçta de­niz yosunu gibi biyokütleden hidrojen üretmenin karbon nötr bir yolu olarak geliştir­dik” açıklamasında bulundu.

Geleneksel termal işlem ve ATT farkı

Geleneksel gazlaştırma ve tesis yakma yöntemleri 1000 dereceyi aşan yüksek sıcaklıklara ve muazzam miktarda enerji girdisine ihtiyaç duyar. Buna karşın Alkali Termal İşlem (ATT), sodyum hidroksit yardımıyla çok daha düşük ısı seviyelerinde tepkimeyi başlatarak reaktör çalıştırma maliyetlerini belirgin ölçüde düşürür. Süreçteki bir diğer kritik üstünlük ise karbon yakalama mekanizmasında saklıdır. Standart yakma tesisleri plastik polimerindeki karbonu sera gazı olan karbondioksit formunda bacalardan atmosfere salarken, ATT reaksiyonu karbonu doğrudan katı mineral formunda hapsederek termal tesislerin sebep olduğu emisyon yükünü tamamen ortadan kaldırır.

Temiz hidrojen pazarı ve maliyet avantajı

Küresel yeşil ve temiz hidrojen pazarının önümüzdeki on yılda katlanarak büyümesi ve yıllık trilyon dolarlık enerji dönüşümünün merkezine yerleşmesi öngörülüyor. Günümüzde yeşil hidrojen elde etmenin en büyük maliyet kalemini su elektrolizi için harcanan yüksek elektrik enerjisi oluşturur. ATT teknolojisi ise ham madde olarak sıfır veya eksi maliyetli şehir atığı plastikleri kullandığı için birim hidrojen üretim harcamalarını radikal seviyelerde aşağı çeker. Bu durum sanayi kuruluşlarının karbon vergisi yükünü hafifletirken, petrokimya atıklarından yüksek katma değerli yakıt türetilmesine olanak tanır.

Related Posts

Gayrimenkulde yeni nesil üretim, tek çatıda birleşti

Gayrimenkul sektöründe finansman, arazi ve proje geliştirme süreçlerini tek çatıda toplayan yeni bir iş birliği hayata geçirildi. Büyüklüğü 40 milyon dolara ulaşan fonun satışının tamamlanmasıyla birlikte, ilk somut adım Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde atıldı. Karma yaşam projesinde ilk inşaatın 2027 İlkbahar’ında başlaması planlanıyor.

Okumaya devam et
Makarnada fiyat artışı sinyali geldi: Maliyet baskısı raflara yansıyacak

Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği (TMSD) Başkanı Aykut Göymen, artan hammadde, lojistik, ambalaj ve akaryakıt maliyetlerinin sektörü zorladığını belirterek özellikle nakliye kooperatiflerinin yüksek taşıma ücretlerinin sanayicinin yükünü artırması nedeniyle makarna fiyatlarında artış öngördüklerini söyledi.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir