Moda dünyasında ‘sürdürülebilir distribütörlük’ dönemi başladı

Başak Nur GÖKÇAM

Küresel piyasalar­da hızlı moda kavra­mı yerini yavaş yavaş bilinçli tüketime bırakırken, Türkiye perakende sektörü de bu büyük dönüşümün eşi­ğinde yer alıyor. Günümüzde tüketiciler sadece bir ürünün tasarımıyla değil, o ürünün çevreye bıraktığı izle de ilgi­leniyor. Özellikle genç kuşak ve çevre bilinci yüksek seg­ment, seçimlerini sürdürü­lebilirlik vaat eden marka­lardan yana kullanıyor. Bu durum, Türkiye’deki dist­ribütörlük modelini de kök­ten değiştiriyor. Artık sadece ‘çok satan’ değil, ‘etik üreten’ markalar raflarda kendine yer buluyor.

Gelenekselden geleceğe

Bu kapsamda kurulan ve Herschel, XD Design, Sun­nylife, Crosley ve Allbirds gi­bi dünyaca ünlü markaların Türkiye distribütörü Tra­dist’in büyüme hikâyesi de aslında Türkiye’deki ticari dönüşümün bir özeti niteli­ğinde. 1956 yılından bu yana saat sektöründe kök salan bir aile geleneğinden gelen Sab­ri Can Acarsoy, kendi şirke­tini kurarken ‘geleneksel ti­caretin dışına çıkma’ vizyo­nuyla hareket ediyor.

Bugün portföyüne kattığı markalar­da en önemli kriterin sürdü­rülebilirlik olduğunu vurgu­layan Tradist Kurucusu ve CEO’su Sabri Can Acarsoy, “Biz markaları seçerken çok titiziz. Çoğu markamız sür­dürülebilir. Örneğin Allbirds markamız yüzde 100 sürdü­rülebilir; ürünlerin tabanla­rı şeker kamışından yapılıyor ve tamamen vegan. Şu an Av­rupa’daki çoğu marka sürdü­rülebilirliği en ön planda tu­tuyor. Hatta sürdürülebilir olmayan ürünleri ülkelerine sokmama noktasına geldiler. Biz de firma olarak markala­rın sürdürülebilirlik politi­kasına, ruhumu­za ve DNA’mıza uygunluğuna dikkat ediyo­ruz” dedi.

İade oranları düşüyor

Sürdürülebilirli­ğin sadece ham madde ile sı­nırlı kalmadığını, operasyo­nel verimliliğin de bu sürecin bir parçası olduğunu belirten Acarsoy, e-ticaret stratejile­rinde ‘bedensiz ürün’ seçi­mine odaklandıklarını söyle­di. Tekstil sektöründe yüzde 25’leri bulan iade oranları­nın lojistik maliyet ve karbon ayak izi açısından yarattığı yüke dikkat çeken Acarsoy, “Bedensiz ürünü e-ticaret­te satmak daha kolay çünkü iade çok maliyetli bir süreç. Kargo maliyetlerinin bu ka­dar yükseldiği bir ortam­da, ne kadar az beden ve se­zon olursa operasyon o kadar çevreci ve kârlı oluyor. Çan­ta ve aksesuar grubunda iade oranlarımız yüzde 10-15 ban­dında. Bu oranı daha da dü­şürmek için yapay zekâ (AI) entegrasyonları üzerinde ça­lışıyoruz” diye konuştu.

Hedef yıl sonunda 150 bin adetlik hacim

2025 yılında yüzde 70 ora­nında bir büyüme kaydeden şirket, sadece Türkiye değil; Kazakistan, Azerbaycan ve Özbekistan gibi 7 ülkeyi kap­sayan bir bölge yönetimi ger­çekleşti­riyor. Herschel, XT Design ve Allbirds gibi mar­kalarla 2025 yılında 100 bin adetlik satışı aşan grup, 2026 yılı sonunda 150 bin adetlik bir hacme ulaşmayı hedefli­yor. Bu yıl önceliğin ise dijital kanallar olduğunun vurgusu­nu yapan Acarsoy, “Herschel ve Allbirds’ün Türkiye’ye özel e-ticaret sitelerini devreye alıyoruz. Bu yatırımla dijital taraf­ta hızlanarak, inter­net satışlarının top­lam içindeki payını iki katına çıkarıp yüzde 40 seviye­sine ulaştırma­yı hedefliyoruz” dedi.

Merkezde teknoloji var

Tradist, operasyonel süreçlerinde teknolojiyi merkeze alıyor. Shopify altyapısı üzerinden monobrand (tek marka) sitelerle büyümeyi hedefleyen şirket, pazarlama ve iade yönetimi süreçlerinde yapay zekâdan (AI) faydalanıyor. Segmentify gibi platformlarla dijital pazarlama entegrasyonu sağlanırken, sosyal medya stratejilerinde de Instagram ve LinkedIn önceliklendiriliyor.

‘Kullan-at’ değil ‘kullan-aktar’ modeli

Şirketin amiral gemisi Herschel, pazarın ‘yaşam tarzı’ ve ‘özgün’ segmentinde lider konumda. Markanın her yıl gerçekleştirdiği küresel iş birlikleri (Lego, Minecraft ve 2026 sonunda gelecek olan Porsche), ürünlerin ‘kullan-at’ kültürü yerine uzun ömürlü koleksiyon parçası olarak görülmesini sağlıyor.

“Türkiye’nin tekstildeki altyapısı çok güçlü”

Markaların yerelleşme stratejisiyle ilgili olarak da değerlendirmede bulunan Tradist Kurucusu ve CEO’su Sabri Can Acarsoy, “Gelecek hedeflerimiz arasında belli ürün serilerinin (line) lisansını alarak Türkiye’de üretim yapmak var. Tekstil tarafında Türkiye çok güçlü bir altyapıya sahip” diye ekledi.

Related Posts

KAGİDER’den şirketlere çağrı: Kadın girişimcileri tedarik zincirine dahil edin

Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) tarafından kadın girişimcilerin kurumsal şirketlerin tedarik zincirlerine katılımını artırmak amacıyla Girişimcilik ve Satın Alma Buluşması’nın ikincisi gerçekleştirildi. Etkinlikte 57 şirketten 85 satın alma profesyoneli ile 185 kadın girişimci bir araya gelirken, gün boyunca 1.300 birebir görüşme yapıldı.

Okumaya devam et
Küresel talep arıtışıyla makarna sektörü büyümeyi sürdürüyor

Tüketimi gün geçtikçe artan makarnanın küresel talebinde artış bekleniyor. Üretim kapasitesi yıllık 4 milyon tona yükselen Türkiye ise yılın ilk 9 ayında 756,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 13,8’lik artışla dünya pazarındaki güçlü konumunu pekiştirdi. Değişen talep ve farklı pazarın beklentilerini karşılayabilmesiyle ihracat artışı yaşayan sektörün gelişimini sürdürmesi bekleniyor.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir