Gri balina popülasyonu 10 yılda yüzde 50 azaldı

Başak Nur GÖKÇAM

Küresel ısınmanın deniz suyu sıcak­lıklarını ve akın­tılarını değiştirmesi, bi­yolojik çeşitlilik üzerinde geri dönülemez bir ekono­mik ve ekolojik fatura kesi­yor. Arktik besin kaynakla­rının sekteye uğramasıy­la başlayan bu kriz, bugün devasa gri balinaların bes­lenme alışkanlıklarını de­ğiştirerek onları dünyanın en işlek su yollarından bi­ri olan San Francisco Kör­fezi’ne sürüklüyor. Bilimsel veriler, bu yeni ‘duraklama’ stratejisinin balinalar için trajik bir darboğaza dönüş­tüğünü gösteriyor: Körfeze giren her 5 balinadan biri, ya açlıktan ya da yoğun ge­mi trafiği nedeniyle yaşa­mını yitiriyor.

Popülasyon yüzde 50 eridi

Sürdürülebilirlik pers­pektifinden bakıldığında, balinalar sadece birer can­lı değil, okyanusun karbon pompaları olarak hayati bir ekonomik değer taşıyor. Ancak Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) verilerine göre, gri balina popülasyonu 2016 yılın­daki 27 bin seviyesinden, 2025-2026 dönemi itiba­rıyla yaklaşık 12 bin ile 14 bin 500 bandına kadar geri­ledi. Bu, sadece on yıl için­de popülasyonun yarısın­dan fazlasının yok olması demek.

Bu dramatik düşüşün te­melinde, balinaların Ark­tik bölgesindeki temel be­sin kaynağı olan amfi­podların iklim değişikliği nedeniyle azalması yatıyor. Aç kalan balinalar, normal­de göç rotalarında olma­yan San Francisco Körfe­zi gibi riskli alanlara yöne­liyor. Frontiers in Marine Science dergisinde yayım­lanan son araştırma, 2018 ile 2025 yılları arasında bu körfezi kullanan balinala­rın yüzde 18’inin (neredey­se beşte birinin) bölgede can verdiğini ortaya koydu.

Görünmez tehlike: Sis

Sonoma Eyalet Üniver­sitesi’nden araştırmacı Jo­sephine Slaathaug’un çalış­ması, bu ölümlerin ardın­daki lojistik kabusu gözler önüne seriyor. Balinalar su yüzeyine çıktıklarında ser­giledikleri alçak profil, San Francisco’nun meşhur sis­li havasıyla birleşince, gemi kaptanları için onları fark etmek imkansız hale geli­yor. Golden Gate Boğazı, hem balinalar hem de ticari gemiler için zorunlu bir ge­çiş noktası olduğundan, bu bölge bir ‘deniz kazası’ mer­kezine dönüşmüş durumda.

2018-2025 yılları ara­sında bölgede bulunan 70 ölü balinadan 30’unun ge­mi çarpması sonucu öldü­ğü kanıtlandı. Geri kalanla­rın büyük çoğunluğunda ise ileri derecede yetersiz bes­lenme belirtileri saptandı. Bu durum, balinaların kör­fezi bir beslenme sığınağı olarak denediğini ancak bu­ranın da onları doyurmaya yetmediğini kanıtlıyor.

Bir balina 33 ton karbondioksit depoluyor

Tek bir gri balina, yaşamı boyunca vücudunda orta­lama 33 ton karbondioksit depolar. Bu rakam, binlerce ağacın sağladığı karbon tut­ma kapasitesine eşdeğerdir. Balinalar öldüğünde bu kar­bonu okyanus tabanına in­direrek atmosferden çeker­ler. Balina popülasyonun­daki her yüzde 10’luk düşüş, küresel karbon yönetimi ekonomisinde milyarlarca dolarlık ek maliyet anlamı­na gelmektedir.

Ekosistemin ekonomik kaybı

Deniz memelilerinin kaybı sadece etik bir sorun değil, aynı zamanda mavi ekonomi için büyük bir risk. Balinaların dışkılarıyla sağladığı besin döngüsü (balina pompası), fitoplankton üretimini artırarak atmosferdeki oksijenin yüzde 50’sinin üretilmesine yardımcı oluyor. Araştırmacılar, 2018-2023 yılları arasında halkın sağladığı verilerle 114 farklı balina bireyini katalogladı. Bu balinalardan sadece 4 tanesinin bir yıldan fazla süreyle hayatta kalabildiğinin tespit edilmesi, göç yollarındaki güvenliğin ve ekosistem sağlığının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Lojistik ve sürdürülebilirlik çatışması

Körfezdeki gemi trafiğinin hızı ve yoğunluğu, sürdürülebilir taşımacılık ile yaban hayatı koruma arasındaki çatışmayı tetikliyor. Bilim insanları, bu trajik tabloyu değiştirmek için akıllı trafik yönetimi ve hız sınırlarının sıkılaştırılmasını öneriyor. Aksi takdirde, dünyanın en büyük göçlerinden biri, iklim krizinin sessiz tanığı olarak tarihe gömülebilir.

Related Posts

Mardin Savur’dan Nobel’e uzanan yolculuğun başladığı ev artık müze

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın Mardin’in Savur ilçesinde doğup büyüdüğü evin müze olarak açılışını gerçekleştirdi. Sancar’ın hayatını, bilimsel çalışmalarını ve başarılarını gelecek kuşaklara aktaracak müzenin açılışında konuşan Ersoy, “Bir ülkenin geleceği, gençlerinin hayal kurabilmesi ve bu hayalleri gerçekleştirebileceklerine inanmasıyla şekillenir.” dedi.

Okumaya devam et
Zengin ülkelerin bilinmeyen yüzü: Geri dönüşümde acı gerçek…

Geri dönüşümün küresel ekonomideki rolünü inceleyen araştırmada, gelişmiş ülkelerin çevre politikalarındaki çelişkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Milyonlarca ton atığın ülkeler arasında el değiştirdiği sistemde, geri dönüşüm teşviklerinin beklenmedik sonuçlar doğurabildiği belirlendi.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir