Dengeyi ihracatla kuran sektör fiyat rekabetinden uzaklaşıyor

Hüseyin VATANSEVER

Öncelikle sıvılar olmak üzere çeşitli akışkanların hareketini kolaylaştıran pompalar ile akışı, basıncı ve yö­nü kontrol eden vanalar tarım, sa­nayi ve altyapı gibi birçok alanda temel bileşenler arasında yer alı­yor. Başta içme suları, atık su yö­netimi ve tarımsal sulama olmak üzere yaşamın her alanında kul­lanılan bu ürünler hayatın akışını da kolaylaştırıyor.

Bununla bir­likte petrol ve gaz, kimya, ener­ji üretimi ve imalat dahil olmak üzere çeşitli sektörlerde kullanı­lan sıvı taşıma sistemlerinin te­mel bileşenlerini oluşturan pom­palar ve vanalar, gelişen teknoloji ile bir veri kaynağı olmakla bera­ber süreç yönetiminin de bir par­çası durumuna ulaştı. Akıllı va­nalar, IoT özellikli pompalar ve enerji verimli tasarımlar da dahil olmak üzere teknolojik gelişme­ler, uluslararası pazarlarda gün geçtikçe daha da benimseniyor.

Pompa ve vana satışları üzerin­den sanayi ve altyapı yatırımları­nı okumak mümkün. Çünkü pa­zarı yönlendiren başlıca eğilim­leri artan endüstriyel faaliyetler, büyüyen altyapı projeleri ile su ve enerji yönetim sistemlerine yöne­lik artan talep oluşturuyor. Bu ne­denle gelişmekte olan ülke pazar­ları endüstriyelleşme ve altyapı yatırımları dolayısıyla çoğunluk­la sektör için fırsatlar barındırı­yor. Hızlı endüstriyel büyüme ve kentsel altyapı genişlemesi, ener­ji, kimya ve su arıtma gibi sektör­lerde pompa ve vana talebini ar­tırıyor. Ayrıca verimli sıvı taşıma, operasyonel verimlilik ve güven­lik için kritik öneme sahip.

Enerji verimli pompalar popülerlik kazanıyor

Sektörün gelişimine yön vere­cek alanlar arasında ısıtma, ha­valandırma ve iklimlendirme (HVAC) sanayii bulunuyor. Bina içindeki iklim koşullarının yöne­tilmesinde ve sistemin yönetil­mesinde pompa ve vana ürünle­ri üzerinden elde edilen verilerin yapay zekâ destekli sistemlerle ta­kibi ve yöneltilmesi üzerinde du­ruluyor. Bina enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 38’ini oluşturan HVAC sistemlerinin yapay zekâ çerçevesinde tasarlanmasıyla yo­ğun kullanım ve kullanım alışkan­lıklarını öğrenme tekniğinin sis­teme entegre edilmesi amaçlanı­yor. Böylece sistem operasyonel verimliliği artırarak elektrik piya­sası dinamiklerine uygun şekilde enerji maliyetlerini düşürecek ve talebe göre en ekonomik iklimlen­dirmeyi sunabilecek.

Pompa ve vana üretimi, döküm­den talaşlı imalata kadar farklı imalat yöntemlerinin kullanıldığı, malzeme kalitesine özen gösteril­mesi gereken ve hassas ölçülerin talep edildiği uzmanlaşmayı ge­rektiren karmaşık bir sektör ola­rak görülebilir. Bununla birlikte sektörde teknolojik gelişmelerin ürünlere yansımaları da görülü­yor. Akıllı vanalar, nesnelerin in­terneti (IoT) destekli izleme sis­temleri, korozyona dayanıklı mal­zemeler ve enerji verimli pompa tasarımları gibi yenilikler, operas­yonel verimliliği artırdığı için üre­ticilerden talep ediliyor.

Gelişmiş ürünler bakım maliyetlerini azal­tırken, sürdürülebilir endüstri­yel süreçleri desteklediği için her geçen gün daha çok talep ediliyor. Buna ilave farklı sektörlerdeki fir­maların sürdürülebilirlik hedef­lerini belirlemeleriyle birlikte üründen talep edilen seklentiler de yükseldi. Küresel pazarda oto­masyon, öngörücü bakım, dijital izleme sistemlerinin entegrasyo­nu ve çevre dostu malzemelerin kullanımı gibi trendlere tanık olu­nuyor. Enerji verimli pompalar ve akıllı akış kontrol çözümleri, tüm sektörlerde popülerlik kazanıyor. Ayrıca sektörün satış sonrası hiz­metler, yenileme pazarı ve akıllı endüstriyel çözümler alanında da büyümesi öngörülüyor.

Eko-tasarım prensiplerine uyumda artış gözleniyor

Türkiye’nin pompa ve vana sa­nayii ise ileri tasarım ve üretim kabiliyetleri ile dikkat çekiyor. Sektörden tedarik etmesi bekle­nen tüm ürün çeşitlerine yanıt ve­rebiliyor. Hatta talebe bağlı olarak seri üretim ya da uygulamaya yö­nelik özel çözümler geliştirebil­me kabiliyetine sahip sektör, ithal edilen ürünlerin pek çoğunu ülke sınırları içinde üretebiliyor. Fark­lı sektörlerin pompa ve vana ala­nındaki değişiklik gösteren çeşit­lilikteki gereksinimleri de talebe bağlı olarak tasarlanıp kullanıma sunulabiliyor.

Uluslararası pompa ve vana ti­caretinin yüzde onunu temsil eden Türkiye, yeni tedarik zincir­lerinin gelişmesi sayesinde gün geçtikçe daha çok ilgi görüyor. Bu süreçte Türkiye merkezli, tasa­rım ve imalat kabiliyeti yüksek pompa ve vana üreticilerine yurt­dışındaki yatırımcıların ilgisi de artıyor. Sektörde standartlara uy­gun üretim yapma bilincinin her geçen gün yükseldiği görülürken ayrıca, eko-tasarım prensiplerine uyumun arttığı gözleniyor.

Ürün­lerin hammaddeden, üretime, nakliyeden verimli kullanılma­sına ve hurdaya ayrılmasına ka­dar geçen süreçlerin değerlendi­rilerek tasarlanması, üretilmesi bilincini ifade eden eko-tasarım prensipleri, sektörde yaygınlaşı­yor. Bu prensiplere ve ilgili stan­dartların kriterlerine uymayan ürünler ve üreticilerin uluslara­rası ölçekte rekabet etmekte zor­lanacağı göz önüne alındığında bu yaklaşımın önemi anlaşılıyor.

Makine sanayiinin temel yapı taşları arasında

Ülke kalkınması açısından stratejik bir tamamlayıcı sanayi olma özelliğini devam ettiren sektör, 2025 yılında iç pazarda yaklaşık 1,8 milyar dolar büyüklüğe ulaştı. Kentleşme, su yönetimi projeleri ve enerji ile sanayi tesislerinden gelen taleple şekillenen iç pazarda finansal koşulların talebi sınırladığı bir ortam mevcuttu.

İç pazarda talebin baskı altında olduğu sektör, üretim istikrarını büyük ölçüde ihracata dayalı kapasite kullanımıyla korudu. Ayrıca Türkiye pompa ve vana sektörü, ihracatın yanı sıra makine sanayiinin temel yapı taşlarından biri olarak konumunu güçlendirdi. Su ve atık su altyapısı, enerji, tarımsal sulama, HVAC ve proses sanayileri gibi kritik alanlara hizmet veren sektör ağırlıklı olarak iç pazara odaklı bir yapının dışına çıkarak; küresel tedarik zincirlerine entegre olmuş rekabetçi bir ihracatçı yapıya evrildi.

Dayanıklı ve stratejik bir sanayi kolu olarak öne çıkan Türkiye’nin pompa ve vana sektörü, ihracatla büyümeyi sürdürebilmek, teknolojik yetkinliğini derinleştirmek ve küresel sürdürülebilirlik gereklilikleriyle uyum sağlamayı hedefliyor. Bunun için sektörün güçlü üretim altyapısını uzun vadeli ve yüksek katma değerli olacak şekilde küresel rekabet gücüne dönüştürmeyi başarması belirleyici olacak.

Enerji verimli pompa ile rekabetçi olunacak

Küresel ölçekte Türk pompa ve vana üreticileri, artık düşük maliyetli ürün algısın aşarak, kalite ve değer dengesi sunan tedarikçiler olarak konumlanıyor. Santrifüj pompalar ve yangın vanaları gibi bazı niş alanlarda Türkiye merkezli firmalar, üretim hacmi bakımından küresel rekabette ilk sıralarda yer alıyor. CE belgesi, ISO standartları ve UL/FM gibi uluslararası standartları karşılayan uyum belgeleriyle üreticilerin ihracat pazarları arasına AB ve Kuzey Amerika gibi beklentileri yüksek ülkelerin yer aldığı pazarlar girdi ve bu pazarlara erişim olanakları gelişti. Küresel vana pazarının 80 milyar doları aştığı 2025 yılında Türkiye’nin uluslararası rekabetteki stratejisi ise enerji verimli pompalar ve akıllı vana sistemleri gibi hızlı büyüyen, aynı zamanda teknoloji odaklı segmentlerde payını artırmak şeklinde hayat buldu.

İhracatın yüzde 40’ı orta-yüksek teknolojili

Sektör açısından 2025 yılı denge arayışı ile geçen bir dönem olarak anımsanıyor. Söz konusu dönemde yüksek faiz oranları nedeniyle iç pazarda baskılanan talep, ihracata yönelik üretimin güçlü seyri ile denge aradı. Sektörde 3,5 milyar dolar seviyesine yaklaşan toplam üretim kapasitesinde, dış pazarlar kapasite kullanımını ağırlıklı olarak destekledi. Pompa ve vanada 2025 yılında ihracat, tahmini olarak 2,3 milyar dolar civarında gerçekleşti.

Bu sonuçlara göre yıllık yaklaşık yüzde 7 büyüme gösteren sektör, Türkiye’nin toplam makine ihracatının yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirdi. Almanya, ABD, Birleşik Krallık, Irak ve İtalya başlıca ihracat pazarları olarak konumlanırken, yabancı ülkelerin Türkiye’den yaptıkları pompa ve vana ithalatının katma değeri daha yüksek ürünlere yönelmesi dikkat çekti. Ayrıca imalat ihracatının yaklaşık yüzde 40’ının orta-yüksek teknoloji grubu ürünlerden oluşması sektörün fiyat odaklı rekabetten uzaklaştığının bir göstergesi halini aldı.

Related Posts

AB–Hindistan STA’sı için “ticaret sapması” uyarısı

EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, AB ile Hindistan arasında hayata geçirilecek serbest ticaret anlaşmasının Türk sanayicisi için ciddi riskler barındırdığını belirterek, malların AB üzerinden gümrüksüz Türkiye’ye girmesinin “ticaret sapması” yaratacağını söyledi. 

Okumaya devam et
Egea sahneden iniyor, yerini yeni binek alıyor

Tofaş’ın Bursa’da 10 yıldır ürettiği Fiat Egea’da sona yaklaşılırken, Stellantis ortaklığıyla yeni bir üretim stratejisine geçiliyor. K0 ve K9 sonrasında şimdi de Egea’nın yerine geçecek yeni model için Bursa’da hazırlık süreci başlıyor.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir