Çiftçiler “Ne ekeceğim?” sorusuna yanıt arıyor

Mehmet H. GÜLEL

Çiftçiler, 2026 yılında rekor üretimlere imza atarken, yeni ekim se­zonu döneminde hangi ürünü ekeceği konusunda derin bir kararsızlık yaşıyor. Özellikle son 2 yıldır ektiği ürünlerden kâr edemeyen çiftçiler, artan girdi maliyetlerinden dolayı ektikleri ürünlerden para ka­zanamıyor. Bazı bölgelerde alternatif ürünlere yönelen çiftçiler ise tatlı mısır, çerez­lik ayçiçeği ve kabak çekirde­ği ekimine yöneldi. Söz konu­su ürünlerde sözleşmeli ekim yapmayan üreticiler, fiyat ko­nusunda yine sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Sektör temsil­cileri, Güneydoğu’da yüksek girdi maliyetleri nedeniyle sulu tarımdan uzaklaşıldığını belirtiyor.

Ürünlerin %80’inde fiyatlar beklentiyi karşılamadı

Çoğu tarım ürününde kâr marjının daraldığına dikkat çeken Selçuk Üniversitesi Zi­raat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, bu durumun geçen yıl da kısmen yaşandığını belirterek çiftçi­lerin; standart ürünler yerine tatlı mısır, çerezlik ayçiçeği ve çerezlik kabak gibi alternatif ürünlere yönelmeye başladı­ğını ifade etti. Bu ürünlerde de sözleşmeli ekim yapılmadığı, doğrudan açık alana ekildi­ği takdirde fiyat sorunlarıyla karşılaşıldığını aktaran Soylu, “Çiftçiler genellikle piyasada kazandıran ürüne yöneliyor; ancak o ürün ertesi yıl para et­meyince aynı sıkıntı yeniden baş gösteriyor.

Nitekim bu yıl çiftçinin yöneldiği ürünlerin yüzde 80’inde fiyatlar bek­lentiyi karşılamadı. Yalnızca soğan ve patateste açık alana ekenler iyi sayılabilecek bir fiyatla satış yapabildi, sözleş­meli ekenlerin fiyatı ise yine düşük kaldı. Sebze grubun­da ise patlıcan ve kapya biber üreticiye biraz kazandırırken, diğer ürünlerin neredeyse ta­mamında fiyatlar başa baş kaldı veya çok düşük kârlar el­de edildi. Girdi maliyetlerinin ürün fiyatlarının çok üzerine çıkması ve fiyatların enflas­yon oranında artmaması, çift­çinin kârını eritti” dedi.

Diğer yandan, iklim deği­şikliği nedeniyle Konya Ova­sı’nda ekim faaliyetlerinin son 2-3 yıldır kasım ayına kay­dığını belirten Soylu, tarlalar­da bir hareketlilik yaşandığı­nı; ancak İç Anadolu’da toprak neminin düşmemesi yüzün­den mısır hasadının oldukça geciktiğine dikkat çekti. Soy­lu, benzer şekilde şeker pan­carında da yağışlar sebebiyle hasat süreçlerinin yavaş iler­lediğini ifade etti.

“Çiftçiler elinde hangi tohum varsa onu ekecektir”

Tarım ürünlerindeki fiyat istikrarsızlığına dikkat çeken Şanlıurfa Ziraat Odaları İl Ko­ordinasyon Kurulu Başkanı ve Hilvan Ziraat Odası Başka­nı Hikmet İpar, hiçbir ürünün hak ettiği değeri bulamaması nedeniyle ürün çeşitleri ara­sında büyük bir geçiş beklen­mediğini kaydetti.

Çiftçilere sağlanan desteklerin yeter­siz kaldığını vurgulayan İpar, 2027 bütçesinde doğrudan ve­rilmesi öngörülen destek mik­tarının 235 milyar TL olarak belirlendiğini, oysa bu tutarın yasal olarak milli gelirin yüzde 1’ine denk gelmesi gerektiği­ni hatırlattı. “Çiftçiler piyasa­daki imkânları değerlendire­rek elinde ne tohum varsa onu ekecektir” diyen İpar, sözleri­ni şöyle sürdürdü: “Piyasada normal buğday veya arpa to­humu (ilaçsız ve sertifikasız) 20-24 TL civarında alıcı bu­lurken, sertifikalı tohumluk fiyatları 34-35 TL’ye kadar çı­kıyor.

Bu ağır şartlar altında birçok çiftçi sertifikalı tohum alamamakta, kendi ürettiği buğdaydan ayırdığı tohumlu­ğu ekmek zorunda kalmakta­dır. Bölgemizde ekimler baş­ladı ve şu an yüzde 10 ile yüz­de 15 oranında tamamlandı. Eskiden çiftçiler erken sü­rüm yapıp yağmur yağmasını bekler, yağmurdan sonra top­raktaki yabancı ot tohumları­nın çimlenmesini sağlayarak ikinci bir sürümle yabancı ot­lanmayı (ekolojik dengeyi gö­zetip daha az ilaç harcayarak) engellerdi. Ancak maliyetler ve süreçler nedeniyle çiftçi bu ikinci sürümü göze alama­makta, yağmurun yağmasını bekleyip tek seferde ekimi bi­tirmeye çalışmaktadır.”

Mardin Kızıltepe Ziraat Odası Başkanı Bedirhan Din­ler ise girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle çiftçi­lerin ne ekeceği konusunda kararsız kaldığını vurguladı. Dinler, “Şu anda tarlada ikin­ci ürün olarak mısır ve ayçi­çeği bulunuyor. Çiftçilerimi­zin bunların yerine buğday ile arpa ekeceği öngörülüyor; ancak ne ekeceklerine henüz tam olarak karar verebilmiş değiller” diye konuştu.

“Ürün para etmediği için kimse ekmek istemiyor”

Diyarbakır Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Mehmet Cevat Delil, Türkiye genelinde çiftçilerin bu yıl ne ekecekleri konusunda büyük bir kararsızlık yaşadığını belirtti. Girdi maliyetlerindeki artışa dikkat çeken Delil, “Başta gübre, mazot ve ilaç olmak üzere tüm girdi maliyetleri yükseldi. Buna karşın çiftçi buğdayı geçen yıl 13,50 TL’den satmışken, bu yıl protein düşüklüğü nedeniyle 15 TL’ye satabildi. Bir önceki yılla arasındaki bu fiyat farkıyla çiftçi nasıl ekim yapsın? Durum böyle olunca, girdi maliyetleri yüzde 50’ye varan oranlarda artarken, ürün para etmediği için kimse ekmek istemiyor. Yine bölgemizde yüksek maliyetler nedeniyle üreticiler sulu tarımdan uzaklaşıyor. Arpa, buğday ve mercimeğe yöneliyorlar. Bölgemizde ekimler başladı ve şu an yüzde 10 civarında tamamlandı” dedi.

Related Posts

Biyoçözümlerle gıdada kayıp tarımda maliyet azaltılacak

Gıda kayıplarını azalt­mak, tarımsal girdile­ri daha verimli kullanmak ve üretimde katma değeri artırmak için biyolojik çö­zümler öne çıkıyor. Biyo­teknoloji şirketi Novonesis, “Gıdanın Geleceğinde Bi­yolojik Çözümler ve Sürdü­rülebilir Tarım” başlığıyla düzenlediği basın toplan­tısında, enzimlerden mik­roorganizmalara ve fer­mantasyon teknolojileri­ne uzanan çözümlerin gıda ve tarım sektöründeki kul­lanım alanlarını tanıttı.

Okumaya devam et
Giresun ekonomisini fındık dışı sektörlerle büyütmek istiyor

İhracatının yaklaşık yüzde 90’ını fındığın oluşturduğu Giresun, sanayi, savunma, otomotiv ve metal sektörlerindeki üretim gücünü büyüterek ekonomisini çeşitlendirmeye yöneldi. Giresun EXPO 2026’da 120 firma bir araya gelirken, organizasyonda 200 milyon TL’yi aşan ticaret hacmi oluştu.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir