Canlı hayvan ve karkas makası kapanıyor

Mehmet Hanifi GÜLEL

Kırmızı et sektöründe son dönemde yaşanan fiyat hareketleri, üretici ve besi işletmeleri açısından kritik bir kırılma noktasına işaret edi­yor. Besilik canlı hayvan fiyatla­rının karkas et değerlerine yak­laşması, kısa vadede üretici lehi­ne bir tablo gibi algılansa da orta vadede tüm tedarik zincirini za­rarla yüzleştirme riski taşıyor.

Geçmiş yıllarda benzer maliyet baloncuklarının yarattığı tahri­bat düşünüldüğünde, sektörün kontrolsüz fiyat tırmanışlarının ve plansız alımlar gibi bir kriz döngüsüne girmemesi için piya­sadaki fiyat köpüğünün kontrol altına alınması gerektiği vurgu­lanıyor.

Ulusal Kırmızı Et Kon­seyi (UKON) yaptığı saha çalış­malarında da yurt içi besilik canlı hayvan fiyatlarının maliyet ger­çekliğinden kopuk biçimde yük­seldiğine dikkat çekti. UKON Yö­netim Kurulu Başkanı Başkanı Ahmet Hacıince, “Canlı hayvan birim fiyatlarının karkas fiyatla­rına tehlikeli ölçüde yaklaştığı­nı gözlemliyoruz. Bu ilk bakışta üreticinin lehineymiş gibi görün­se de sektör geneli için sürdürü­lebilir değil” uyarısında bulundu. UKON, “2026 Yılı Genç Erkek Sı­ğır Temini Hakkında Değerlen­dirme Raporu”nu yayınladı.

Ra­porda, besilik hayvan fiyatlarının maliyet gerçekliğinden kopuk bi­çimde yükseldiğine vurgu yapıl­dı. Türkiye’nin Kars, Ardahan ve Erzurum gibi illerinde yayla dö­nüşü elden çıkarılacak hayvanla­rın pazara yığıldığı ve eylül-ekim ayları boyunca süren, gelenek­sel olarak “Hayvan Dökümü” ve­ya “Güz Dökümü” olarak adlan­dırılan sezonun sektör adına be­reketli geçmesini temenni eden Başkan Ahmet Hacıince, özellik­le bu bölgeler başta olmak üzere hayvan pazarlarını yakından ta­kip ettiklerini belirtti.

“Karkas maliyeti, sezonluk besi fiyatlarının altında”

Saha çalışmalarında yurt içi besilik canlı hayvan fiyatları­nın maliyet gerçekliğinden ko­puk biçimde yükseldiği ve canlı hayvan birim fiyatlarının karkas fiyatlarına tehlikeli ölçüde yak­laştığını gördüklerini dile geti­ren Hacıince, şu değerlendirme­de bulundu: “Bu tablo ilk bakışta üreticinin lehineymiş gibi gö­rünse de sektörün tamamı açı­sından sürdürülebilir değil.

Zira karkas maliyetini belirleyen un­sur yalnızca belirli bir bölgeden temin edilen materyal değil, besi işletmelerimiz Türkiye’nin her bölgesinden ve büyük işletme­lerden de hayvan temin ediyor. Ülke genelinde oluşan ortalama karkas maliyeti, sezonluk yığıl­ma dönemlerinde oluşan yüksek besilik fiyatlarının altında kalı­yor.”

Bugün yüksek fiyatla ahı­rını dolduran besicilerin, kesim gününde oluşacak karkas fiya­tı karşısında zarar riskiyle karşı karşıya kalacağına dikkat çeken Hacıince, “Besicilerimizin mali­yet hesaplarını çok dikkatli yap­maları, maliyetin çok uzağında­ki fiyatlardan materyal bağla­maktan kaçınmaları, hem kendi işletmelerinin sürdürülebilirliği hem de genel fiyat istikrarı açı­sından hayati önemde” ifadele­rini kullandı.

Geçmişte bir kaç yıl süren zararlara neden olmuştu

Sektörde 2018 ve 2019 yılla­rında yaşananların bu açıdan öğ­retici olduğunu ifade eden Ha­cıince, o dönemde besi mater­yalinin maliyet gerçekliğinden kopuk fiyatlarla bağlanması, ar­dından karkas fiyatlarının bu maliyeti karşılayamaması nede­niyle üreticinin birkaç yıl süren bir zarar döngüsüne girdiğini ha­tırlattı.

Bugün alınacak isabetli kararların o tecrübenin tekrar­lanmasını önleyeceğini söyle­yen Hacıince, şöyle devam etti: “Kontrolsüz ve plansız bir arz yö­netimi yerine, Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı ta­rafından açıklanan 2024-2028 Hayvancılık Yol Haritası kapsa­mında ithalatın yıllık kotalarla disipline edilmesi ve ESK eliyle yürütülmesi, tam da bu salınım­ları önleyen dengeleyici bir me­kanizma.

Bu çerçevede, Et ve Süt Kurumu’nun ekim ayı içerisinde 2027 yılı besilik materyal başvu­rularını alacak olması sektörü­müz açısından son derece mem­nuniyet verici. Kurum, yurt içi arzın karşılayamadığı besilik er­kek materyal açığını kota disip­lini içinde, büyük ve küçük işlet­meleri gözeterek karşılamakta, böylece piyasadaki maliyet bas­kısını dengelemekte. Ayrıca etçi damızlık sığır ithalatı etçi anaç varlığımızın güçlenmesine des­tek oluyor. Sütçü sığırların etçi ırk erkek cinsiyetli sperma ile to­humlanması uygulaması da orta vadede yerli besi materyali arzı­nı artıracak.”

Üç tamamlayıcı tedbir talep ediliyor

Saha verileri ve sektörel dinamikler doğrultusunda, besilik sığır temininde planlanan hedeflere ulaşabilmek için bazı tamamlayıcı tedbirlerin ivedilikle alınması gerektiğini vurgulayan UKON Başkanı Ahmet Hacıince, talep ettikleri adımları şu üç ana başlık altında sıraladı:

1) Sözleşmeli etçi melezleme modeli ve tohum desteği

2) Doğu Anadolu damızlık koruma tedbirleri

3) Müdahale ve yem desteği entegrasyonu

ETBİR: Sert fiyat dalgalanması beklemiyoruz

Et Üreticileri ve Sanayicileri Derneği (ETBİR) Başkanı Ahmet Yücesan, kırmızı et piyasasında eylül ayı itibarıyla öngörülmeyen bir fiyat düşüşü yaşandığını söyledi. Karkas et fiyatının beklenen seviyenin 50 ila 60 TL altında seyrettiğini belirten Yücesan, bu durumun besicileri zora soktuğunu, sanayici tarafında ise iş hacminde ciddi daralmaya yol açtığını belirtti. Piyasadaki mevcut tablonun zincirin farklı halkalarına yansımalarını değerlendiren Yücesan, damızlık yetiştiricilerinin besicilere yüksek fiyattan hayvan sattığını, ancak besicinin bu yüksek maliyetli ürünü piyasadaki düşük karkas fiyatı nedeniyle uygun fiyata kestiremediğini söyledi.

Türkiye’de yaklaşık yüzde 20 oranında bir ithalat ikamesi bulunduğunu belirten Yücesan, “ESK sektörü konsolide ediyor. Gerektiğinde dışarıdan ürün alıyor, gerektiğinde frene basıyor. Bu nedenle geçmişteki gibi sert fiyat dalgalanmaları yaşanmasını beklemiyoruz. Ekim ve kasım sonrasındaki piyasa gidişatı tamamen ESK’nın izleyeceği politikalara bağlı olacak” şeklinde konuştu.

Related Posts

BMGK’da yapay zeka alarmı: Şirket yöneticilerinden küresel düzenleme çağrısı

OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman ve Anthropic Üst Yöneticisi Dario Amodei, BMGK’de yapay zekanın kötüye kullanımı ve kontrol kaybı risklerine dikkati çekerek, teknolojinin güvenli şekilde geliştirilmesi için küresel ölçekte işbirliği ve ortak standartlar oluşturulması çağrısında bulundu.

Okumaya devam et
Rusya yolu kapanınca limon hasadı yavaşladı

Adana’da limonun ihracat izni çıktı ancak Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle gemilerin Karadeniz’e gidememesi üretici ve tüccarı endişelendiriyor. Üreticiler alternatif ihracat rotalarının açılmasını bekliyor.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir