Ayvalık mercanları alarm veriyor

Dünya genelinde okyanus­lar ve denizler, küresel ekonomiye yıllık yaklaşık 3 trilyon dolarlık bir değer katıyor. Ancak bu devasa ekonomik mo­torun dişlileri olan deniz ekosis­temleri, tarihin en büyük baskısıy­la karşı karşıya. Birleşmiş Millet­ler verilerine göre, küresel mercan resiflerinin yüzde 50’si şimdiden kaybedilmiş durumda ve mevcut trend devam ederse 2050 yılına kadar bu oran yüzde 90’a çıkabilir. Bu karanlık tablo içerisinde Tür­kiye, özellikle Kuzey Ege suların­da, ‘Akdeniz’in Yağmur Ormanla­rı” olarak adlandırılan çok özel bir yapıya ev sahipliği yapıyor: Korali­jen habitatlar.

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Nur Eda Topçu Eryalçın ve eki­binin Ayvalık Adaları Tabiat Par­kı’nda yürüttüğü kapsamlı çalış­ma, yerel bir doğa olayından ziya­de, ulusal ölçekte bir doğal varlık yönetimi krizini işaret ediyor. 2 yıl boyunca 9 farklı noktada yapılan 30-42 metre derinlikteki dalışlar, 82 türün bu bölgede yaşam müca­delesi verdiğini kanıtlarken, aynı zamanda insan kaynaklı tahriba­tın “koruma alanı” sınırlarını din­lemediğini belgeliyor.

Karbon yutağı ve tür koruyucu

Ayvalık’ı dünya denizcilik li­teratüründe özel kılan en önemli unsur, Doğu Akdeniz’de eşine az rastlanan yoğunluktaki Gorgon mercan toplulukları. Bu canlılar, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor; fiziksel yapılarıyla di­ğer türler için koruyucu bir şem­siye görevi görerek biyoçeşitliliği yüzde 30’lara varan oranlarda ar­tırıyor. Ekonomik açıdan bakıldı­ğında ise bu bölgeler, balık stokla­rının sürdürülebilirliği için kritik birer ‘kreş’ alanı. Ancak araştırma sonuçları, bu hassas dengenin ba­lıkçılık, çapa atma ve kontrolsüz dalış turizmiyle sarsıldığını gös­teriyor. Bazı bölgelerdeki tortu (sediment) oranının sağlıklı sevi­yelerin üzerine çıkması, mercan­ların nefes almasını ve beslenme­sini imkansız hale getiriyor.

Haberin en çarpıcı noktası ise ‘yönetimsel asimetri.’ Ayvalık’ın karasal alanlarında yapılaşma sı­nırları ve sıkı koruma önlemleri sayesinde doğa kendini koruyabi­lirken, suyun altında durum tam tersi. Denizel alanlarda net bir yö­netim planının uygulanmama­sı, kâğıt üzerindeki ‘Tabiat Parkı’ statüsünün su altında karşılık bu­lamamasına neden oluyor. İklim değişikliğiyle artan deniz suyu sı­caklıkları, kirlilikle birleştiğinde koralijen yapıların kireçlenme­sini ve ekosistemin çökmesini hızlandırıyor. Oysa ki bu yapılar, tıpkı ormanlar gibi devasa birer karbon yutağı. Mavi karbonun ko­runması, Türkiye’nin Yeşil Muta­bakat ve emisyon hedefleri için de hayati önem taşıyor.

Yerel balıkçılık gelirleri yüzde 40 düşebilir

Denizel koruma alanlarının (DKA) etkin yönetimi, her 1 dolar­lık yatırım karşılığında balıkçılık ve turizm gelirleri aracılığıyla eko­nomiye en az 3 dolarlık geri dönüş sağlıyor. Ayvalık’taki habitat kay­bı, uzun vadede yerel balıkçılık ge­lirlerinin yüzde 40 oranında düş­mesi riskini barındırıyor.

Related Posts

Ucuz elektrikli otolar Avrupa’da atağa kalktı

Avrupa’da elektrikli otomobil yarışında fiyat engeli kırılmaya başladı. 25 bin euro altında satılan modellerin sayısı bu yıl ikiye katlanırken bu gruptaki satışların 2024’e göre 7 katına çıkması bekleniyor. Pazara yıl sonuna kadar yaklaşık 60 yeni elektrikli model geliyor.

Okumaya devam et
Sigortada yeni dönem: Hasar dosyası ve kusur oranı e-Devlet’ten görülebilecek

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), vatandaşların sigorta uygulamalarına güncel, hızlı ve etkin erişimine imkan sağlamak için “e-Devlet/Özel Sigortalarım” sayfasının kapsamının tamamlanan faz 2 çalışmalarıyla birlikte genişletildiğini bildirdi.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir