Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen: Hedef, dijital sağlık koçluğunu sahiplenmek

Sevilay ÇOBAN
sevilay.coban@dunya.com

Sağlık sektörünün, dün­ya genelinde 10 trilyon dolara yakın harcama hacmiyle küresel GSYİH’nin %10’unu oluşturduğunu kay­deden Allianz Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen, sağlık sigortacılığının da yıl­lık dolar bazında %10 büyüye­rek yaklaşık 3 trilyon dolarlık prim hacmine ulaştığını belirt­ti. Gökmen, sağlık ihtiyaçlarının yanı sıra sağlık farkındalığının da arttığına işaret ederek, “Pan­demiden beri dünya genelinde de Türkiye’de de sağlık sigorta­sı diğer sigorta branşları içinde ayrışarak çok hızlı büyüyor. Sektörü büyüten en önemli ürün ise tamamlayıcı sağlık sigortası oldu. Allianz Sigorta olarak %36’lık pazar payıyla sektör­de lider konumdayız. Kapsam­lı sağlık sigortasına yani ÖSS’ye sahip olanların sayısı sektör ge­nelinde 2,6 milyonu bulurken, TSS’li sayısı 5,2 milyona ulaş­tı. Bu rakamlara son 7-8 içinde eriştik. Bu bence büyük bir ba­şarı hikâyesi. Devletin ve hasta­nelerin özel sağlık sektörünü ve sigorta sektörünü hep beraber elini taşın altına koyarak des­teklediği başarılı bir süreç ola­rak görmek gerek” dedi.

Dijitalleşme maliyetleri yüzde 30 düşüyor

Gökmen, sigortalı sayısında %8-9 civarında olan penetras­yonun dünya geneliyle kıyas­landığında hala çok düşük ol­duğuna dikkati çekerek, sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyada sağlık maliyetlerinin çok arttı­ğını söyledi. “Sağlık harcama­ları, devletlerin üzerine ciddi bir yük oluşturuyor” diyen Gök­men, bu maliyetin planlanma­sı gerektiğine dikkat çekti. Gök­men, “Gereksiz harcamaları da­ha verimli bir şekilde yapmak, sağlık harcamalarını birazcık daha kontrollü yapmak sigor­tanın çok önemli bir rolü var” ifadesini kullandı. Dijital sağlık alanında önemli yatırımlar ya­pıklarından söz eden Gökmen, “Özellikle pandemiden sonra dijital adaptasyonumuz hızla arttı. Telehealt diye adlandır­dığımız hizmette yılda 20 bin adedi geçtik. Avrupa ve Ameri­ka’da tedavilerin %15-20’si di­jital ortamda gerçekleşiyor. Di­jital sağlık aracılığıyla maliyet­lerin %30 oranında azaltılması mümkün. Türkiye sağlık sigor­tası ve özel sağlığa erişim ola­rak çok güçlü bir ülke ama ba­zı bölgelerde özel hastane erişi­mi kısıtlı. Dijital sağlık hizmeti ise Türkiye’nin belki de dünya­nın en iyi bir hekimiyle, Tele­health ile uzaktan sağlık görüş­mesi şansı veriyor. Bunu sadece bir maliyet yönetimi olarak de­ğil, erişim olarak da görmek ge­rek. Dolayısıyla dijital dönüşüm tüm sektörleri etkilediği gibi sağlık sigortalarında da önlemli bir konu olacak. Bizim de en çok yatırım yaptığımız alan sağlık sigortalarında dijital dönüşüm.

Yeni ürünlerle yaygınlaşacak

2026’da öncelikli hedefle­rinin sigortalı sayısını artır­mak, özellikle dijital ve yeni ürünlerde yaygınlaşmak olduğunun altını çizen Gökmen, “Sigortalı­lara uzman ve pra­tisyen hekimlerle uzaktan görüşme imkanı sunan Te­lehealt hizmeti­mizin yansı sıra ‘Dijital Dokto­rum’ ürünümüzle sigortalılar, 10 farklı uzmanlık alanında ve 7/24 pratisyen hekimlerle gö­rüşebiliyor. Bu ürün, müşterile­rin Allianz’ın dijital dünyasına ve uygulamasına entegre olma­sını sağlıyor. Dijital sağlık hiz­metlerinde en çok psikolog ve diyetisyen danışmanlıkları kul­lanılıyor. Aynı zamanda kan tet­kiklerinin evde yapılıp sonuç­ların online takip edilmesi gibi uçtan uca dijital çözümler geliş­tiriyoruz. Amacımız ‘dijital sağ­lık koçluğu’ konusunu sahiple­nip, diyabet, KOAH gibi mevcut hastalık yönetim programları­nın da mobil uygulamaya enteg­re etmek” şeklinde konuştu.

Gökmen, Allianz Türkiye’de bir sağlık sigortalısının ortala­ma kalma süresinin 15 yıl ol­duğunu, bunun da müşteri sa­dakatine verilen önemin bir gösterge niteliği taşıdığını dile getirdi. Değişen müşteri bek­lentileri konusunu da değer­lendiren Gökmen, “Sigortacı­lardan artık sadece maliyet fi­nansörü olmak yerine, sağlığı yöneten, doktor görüşmeleri, randevular, laboratuvar taki­bi, hastalık yönetim program­ları da kapsayan ekosistemi orkestre eden bir rehber rolü bekleniyor. Bu değişen rolü ye­rine getirmek için sigorta şir­ketleri, girişimciler ve diğer hizmet sağlayıcılarla iş birliği yapmaya odaklanıyor” dedi.

Yaşlı bakım problemi çözüm bekliyor

Emrah Gökmen, yaşlanan nüfus ve uzun süreli bakım sigortaları (Long-Term Care – LTC) konusuna değinerek, şu bilgileri verdi: “Türkiye, yaşlanan nüfus, kültürel dönüşüm ve bakım uzmanı eksikliği gibi nedenlerle yakın gelecekte ciddi bir yaşlı bakım problemiyle karşı karşıya. Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre, 2050’de 60 yaş üzeri nüfusun %58’i sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşayabilir. Allianz olarak ‘uzun süreli bakım sigortaları’nın geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda çalışmalar yürütüyoruz. Bu alanda devlet desteği ve toplumsal farkındalık artışı kritik öneme sahip. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile sağlık sigortasının entegrasyonu gibi yenilikçi çözümler de değerlendirme kapsamına alınabilir.”

Sağlık turizmi sigortanın potansiyelini artıyor

Sağlık turizmi konusunda da görüşlerini paylaşan Emrah Gökmen, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye, sağlık hizmetlerine erişim ve özellikle hekimlerin bilgi birikimi ve vaka tecrübesiyle ortaya çıkan kalitesiyle birçok Avrupa ve Amerika ülkesine kıyasla daha iyi durumda. Sağlık turizminde Türkiye, saç ekimi ve estetik gibi alanların yanı sıra kritik branşlarda da büyüyen önemli bir medikal turizm destinasyonu. Sağlık turizmi kapsamında Türkiye’ye gelen hastaların operasyon sonrası yaşayabilecekleri komplikasyonlara karşı güvence sağlayan ‘komplikasyon sigortası’ standartları getirildi. Bu da sektör için önemli bir gelişme. Sigorta şirketlerinin, sağlık turizmi yapan girişimlerle iş birliği yaparak seyahat, konaklama ve tedavi sonrası süreçleri kapsayan bütünsel sigorta çözümleri sunma potansiyeli de söz konusu.”

Related Posts

Türk mutfakçılardan korumacılık yerine iş birliği çağrısı: Çin rakibimiz değil, stratejik ortağımız olsun

Türk mutfak ve mutfak ürünleri sektörü, küresel pazarda sadece üretim gücüyle değil, yeni nesil stratejileriyle de boy gösteriyor. EVSİD Başkanı Talha Özger, uzak pazarlara odaklanırken yakın pazarların kaybedilmemesi gerektiğini vurgularken, Çinli firmalarla kurulacak ortaklıkların sektör için yeni bir sıçrama getirebileceğine dikkat çekti.

Okumaya devam et
Ayçiçeği atığıyla gıda devrimi

Bilim insanları, ayçiçek yağı üretiminden geriye kalan atıkları, besin değeri yüksek ve çevre dostu gıda ürününe dönüştürdü. Protein ve antioksidan açısından zengin yeni nesil ekmekler, hem sağlıklı beslenmenin hem de döngüsel ekonominin güçlü bir sembolü olmaya aday.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir