Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye genelinde çeltik hasadının başladığını belirterek, üreticinin korunması için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım fiyatını açıklaması ve hasat döneminde ithalatın durdurulması çağrısında bulundu.
Çiftçilerin aylar boyunca emek verdiği ürünü pazara çıkarmaya başladığını belirten Bayraktar, bu dönemde alınacak kararların üreticinin yalnızca bu yılki gelirini değil, gelecek yıl üretime devam edip etmeyeceğini de belirleyeceğini ifade etti.
Çeltik üretiminde yüzde 7,7 artış bekleniyor
Bayraktar’ın paylaştığı verilere göre, Türkiye’de 2025 yılında 998 bin 98 ton olan çeltik üretiminin, 2026 yılı birinci tahmininde yüzde 7,7 artışla 1 milyon 74 bin 810 tona ulaşması bekleniyor.
Hasat döneminde yerli ürünün kısa sürede yoğun şekilde piyasaya çıktığına dikkati çeken Bayraktar, aynı dönemde ithalatın devam etmesinin çeltik işleyen işletmelerin yerli ürün alımını ertelemesine ve üreticiye sunulan fiyatlar üzerinde baskı oluşmasına yol açabileceğini kaydetti.
Çiftçilerin gübre, mazot, tohum, ilaç, sulama, işçilik ve finansman giderlerini karşılamak zorunda olduğunu hatırlatan Bayraktar, üreticilerin ürünlerini satmak için uzun süre bekleme imkanının bulunmadığını ifade etti.
TMO’ya alım fiyatı çağrısı
TMO’nun çeltik alım fiyatını gecikmeden açıklaması gerektiğini belirten Bayraktar, fiyat belirlenirken üreticilerin gerçek üretim maliyetlerinin esas alınmasını ve çiftçinin emeğinin karşılığını almasını sağlayacak makul bir gelirin gözetilmesini istedi.
Bayraktar, “Hasat döneminde çeltik ithalatı durdurulmalıdır. Alım koşulları ve takvimi önceden duyurulmalı, ihtiyaç duyulan yerlerde TMO fiilen alım yaparak piyasada üretici lehine güvence oluşturmalıdır. Çiftçimiz maliyetinin altında satış yapmaya mecbur bırakılmamalı ve mağdur edilmemelidir” ifadelerini kullandı.
“Öncelik yerli üreticiye verilmeli”
Sanayici ve çeltik işleyen işletmelerin öncelikle yerli üreticiden ürün temin etmesinin teşvik edilmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, gümrük vergileri ile ithalat uygulamalarının da hasat takvimi ve yerli üretimin sürdürülebilirliği dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğini belirtti.


