Kahve sektörünün itici lokomotifi: Festivaller

Türkiye’de kahve kül­türünün son yıllarda ciddi bir gelişim gös­teriyor. Bu gelişimde kahve festivallerinin katkısı büyük. Başta İstanbul olmak üzere farklı şehirlerde müzik eşli­ğinde kahve festivalleri ve fu­arları düzenliyor. Bu etkin­likler tüketicilere yeni kahve çeşitleri sunmanın yanı sıra kahveyi bir yaşam biçimi ola­rak topluma kazandırıyor. Festivaller kahve ekosistemi­nin önemli itici lokomotifi ko­numunda bulunuyor.

İstanbul Coffee Festival’i­ne başladıklarında kahve kül­türünün bugünkü kadar yay­gın ve derin olmadığını kay­deden Dream Sales Machine Başkanı Alper Sesli, ilk yıllar­da daha çok meraklı ve butik bir kitleye hitap ederken bu­gün kahve, müzik ya da ede­biyat gibi kültürümüzün vaz­geçilmez bir parçası haline geldiğini söyledi.

Festivalle­rin yalnızca yeni nesil kahve akımlarını tanıtmakla kal­madığını kahveyi bir yaşam biçimi olarak topluma kazan­dırdığına vurgu yapan Ses­li, “Özellikle üçüncü dalga kahveyle birlikte tüketicinin kahvenin kendisine, kökeni­ne ve hazırlanma biçimine ilgisi arttı. Son yıllarda kah­veseverler ne tükettiklerini, kahvenin menşeini ve kavur­ma aralığını daha fazla sor­guluyor. Üçüncü dalga kahve akımı da içilen kahvenin kö­kenini, yetişme koşullarını ve bizzat kahvenin kendisini merkeze taşıyor” dedi.

Üreticiler görünürlük kazanıyor

Kahve festivallerinin mar­kalarla tüketicilerin doğrudan buluştuğu önemli platformlar haline geldiğine dikkat çeken Alper Sesli, İstanbul, Ankara ve Antalya’da gerçekleştirdik­leri kahve festivallerinin ilk yıllarından itibaren amaçla­rının üçüncü dalga kahveci­leri, geleneksel kahvecileri ve kahveye dair tüm paydaşları, merkezinde kahvenin bulun­duğu bir deneyim etkinliğinde kahveseverleri buluşturmak olduğunu söyledi. Festivalle­rin küçük markaların binler­ce yeni kahveseverle tanışma­sına ve kendilerini bu kitleye ifade etmesine fırsat yarattı­ğını ifade eden Sesli, “Bu süreç yalnızca kahve dükkanlarıyla da sınırlı kalmadı.

Son yıllar­da eğitimden servis hizmetle­rine, baristalardan yarışma­lara, mimariden masa-san­dalye ve kafe ekipmanlarına kadar sektörün yan paydaşla­rının da ciddi şekilde geliştiği­ni gördük. 10 yıl önce tek ma­ğazası olan bazı markaların bugün onlarca noktaya ulaş­tığına tanıklık ettik. Festival­ler aynı zamanda önemli bir ekonomik hareketlilik yaratı­yor. Her yıl ziyaretçiler kahve markalarıyla, üreticilerle ve bağımsız girişimcilerle bulu­şuyor. Ayrıca yeni markaların doğmasına, bağımsız kahve dükkanlarının güçlenmesine ve yerli üreticilerin görünür­lük kazanmasına aracılık edi­yor” diye konuştu.

“Anadolu 500 yıldır kahve kültürünün içinde”

Kahvenin artık yalnızca bir içecek olmadığını, güçlü bir sosyal iletişim ve yaşam ala­nına dönüştüğünü vurgula­yan Sesli, “Türkiye ve Anado­lu toprakları 500 yıldır kahve kültürünün içinde. Kahvenin ve tarihsel olarak kahvehane­lerin sosyal hayattaki rolü as­lında çok değişmedi. Kahvede rekabetin artık yalnızca fin­candaki ürün üzerinden değil, deneyim üzerinden yaşanıyor. Kahve festivalleri de bu dönü­şümün önemli platformların­dan biri” ifadelerini kullandı.

“Damak tadını da geliştiriyor”

Fuarların tüketim alışkanlığındaki dönüşümü etkilediğini kaydeden Coffex İstanbul Kurucusu Niyazi Çoşkunsoy, buradaki temel değişimin “kahve içmek” ile “kahve deneyimlemek” arasındaki farkın açılması olduğunu söyledi. Fuar ortamında tüketicilerin yalnızca hazır bir içecek satın almadığını, farklı çekirdekleri tadıyor, demleme yöntemlerini karşılaştırdığını, ekipmanları incelediğini ve kahvenin üretim/kavurma sürecine ilişkin bilgi edindiğine dikkat çeken Çoşkunsoy, “Bu nedenle fuar ve festivallerin kültürel etkisini yalnızca ‘daha fazla kahve tüketimi’ şeklinde okumak eksik kalır. Aynı zamanda kahve hakkında konuşma ve bilgi edinme biçimini de değiştirdikleri gibi damak tadını da geliştiriyorlar” dedi.

Festivallerde en çok latte tüketiliyor

Yaptıkları etkinliklere katılımcıların demografik yapılarını incelediklerinde çok önemli bir sonuçla karşılaştıklarını dile getiren Osman Kılıç, Teknede Kahve Festivali ve İstanbul Coffee Party’ye katılanlarının yarısından fazlasının 25-34 yaş aralığının oluşturduğunu söyledi. Bununla birlikte etkinliklerinde en çok tüketilen içeceklerin latte olduğu bilgisini paylaşan Kılıç, “Belki çok çarpıcı gelecek ama bitkisel süt tercihinin çok da öncelenmediğini, sert kahvelerde daha çok hafif ve yumuşak kahvelerin tercih edildiğini görüyoruz” dedi.

Düzenledikleri tüm etkinliklerde özellikle girişimciliği ve iyi kahvecileri bir araya getirmeye gayret gösterdiklerini aktaran Kılıç, “Çünkü biliyoruz ki kahve bilincinin oluşması için daha spesifik kahve çeşitleri, çekirdek yöreleri ve demleme yöntemleri etki sağlayacak. Bunun yanında festivallerin pazarın ticari hacmine de direkt olarak etki eden bir tarafı da oluyor. Ayrıca festivaller kahve sektörüne yatırım yapmak isteyen küçük ve büyük yatırımcılar da geliyor” diye konuştu.

“Festivaller kahve ekosistemine katkı sağlıyor”

Türkiye’de düzenlenen kahve festivallerinin kahve tüketimine dolaylı bir etkide bulunduğunu kaydeden dijiPub Medya kurucu ortağı Osman Kılıç, bu etkinin aslında kahve kültürünün yayılmasında kendini gösterdiğini aktardı. Bir kahve tüketicisinin kahve festivalleri ile birlikte içtiği kahvenin birçok çeşidini, farklı çekirdek ve demleme yöntemleriyle tanıştığını belirten Kılıç, “Bu deneyim kahve ekosistemine yarar sağlıyor.

Bu bilinç sayesinde Türkiye’de kahve tüketimine hem ev tipi tüketimde hem de kafeler özelindeki artışta kendini gösteriyor. Biz de bu bağlamda dünyanın deniz üzerinde gerçekleştirilen ilk ve tek kahve festivali Teknede Kahve Festivali, Türkiye’nin ilk konsept kahve partisi İstanbul Coffee Party ile festival ve kahve ile eğlenilebilme ruhunu aşıladık. Bununla birlikte klasik festival ruhunu da yaşatmak için Central Coffee Festival ile binlerce kahvesevere kahvenin niteliklerini anlatmaya çalışacağız” dedi.

Related Posts

Fincandaki lezzet çözümün bir parçası olabilir mi?

Kahvenin kültürel ve sosyal yönünü kutlayan bir gün olmanın ötesinde Dünya Kahve Günü, küresel değer zincirinin geleceğine bakmak için de fırsat sunuyor. 2026 yılı Dünya Kahve Günü için belirlenen “Kahve Çözümün Bir Parçasıdır” teması 12,5 milyon çiftçi ailesine gelir sağlayan bu ürünün sosyo-ekonomik kalkınma ekseninde tartışılması gereken bir değer olduğunu hatırlatıyor.

Okumaya devam et
Denetim mesleği, nitelikli insan için cazip olmalı

Kamu denetim meslek mensuplarının yıllar içerisinde zayıflayan mesleki itibarı ve statüsünün yeniden güncellenmesi gerektiğini kaydeden Kamu Denetçileri Platformu Sözcüsü Talha Demirtaş, “Çünkü güçlü bir denetim sistemi olmadan güçlü bir kamu yönetiminden söz etmek mümkün değildir” dedi.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir