Nurdoğan A. ERGÜN
Türkiye ekonomisinde hanehalkı bütçelerinin sıkışması ve hayat pahalılığı, bireyleri geleneksel istihdam kalıplarının dışında yeni gelir kaynakları aramaya yönlendiriyor. Son yıllarda yapay zekâ ve dijital dönüşümün etkisiyle iş güvencesinin zayıflaması, özellikle beyaz yakalı çalışanlar ve gençler arasında esnek, sermayesiz ve mekândan bağımsız iş fikirlerine ilgiyi artırdı. Bu anlamda önemli bir alternatif iş modeline dönüşen doğrudan satışta, 2 milyon kişi aktif olarak çalışıyor. Pazarın Türkiye’deki büyüklüğü 650 milyon doları aşarken, yeni yasal düzenlemelerle kayıt altına alınan sektör, yüksek büyüme potansiyeliyle dikkat çekiyor.
Doğrudan Satış Derneği Başkanı Ersin Arısoy, Türkiye’de geleneksel kapıdan satış veya ev toplantıları algısıyla bilinen doğrudan satış sektörünün, ekonomik baskıların ve dijitalleşmenin etkisiyle nasıl büyük bir kabuk değişimine uğradığını DÜNYA’ya anlattı. Arısoy, sektörün “kısır günü” imajından sıyrılarak beyaz yakalılardan gençlere kadar geniş bir kesimin ek gelir kapısı haline geldiğini ifade etti.
Ev hanımlarından Z kuşağına uzanan ağ
Sektörün geçmişte daha çok ev hanımlarının kendi aralarındaki tavsiyeleriyle geliştiğini anlatan Ersin Arısoy, günümüzde tablonun tamamen değiştiğini belirtti. Arısoy’a göre, reel ücretlerin enflasyon karşısında erimesi ve işsizlik kaygılarının artması, kurumsal hayatın içerisindeki profesyonelleri de bu alana çekti. Arısoy, müşteri ve girişimci profilindeki dönüşümü ise şöyle özetledi: “Son 2-3 yıldır beyaz yakalılardan çok fazla ilgi var. Dünyanın ve Türkiye’nin ekonomik çerçevesi değişiyor. İş kayıpları yaşanıyor, yapay zekâ ile birlikte yeni iş alanları doğuyor. Beyaz yakalının hayat standardında gerileme var ve bu boşluğu kapatabilmek için ek iş arayışına giriyorlar. Sistem artık 18 yaşındaki gençten emekliye, ev hanımından beyaz yakalıya kadar herkesin bilgisayar başında, zaman ve yer fark etmeksizin yapabildiği profesyonel bir iş modeline dönüştü. Özellikle Z kuşağından yoğun ilgi var.”
Ruhsat başvurularında dikkat çeken artış
Türkiye’de kurumsal yapısını tamamlama noktasında henüz emekleme dönemini yaşayan doğrudan satış pazarında, ölçümlenen en güncel veriler 2024 yılına ait olsa da Başkan Ersin Arısoy, hızlı büyüme noktasında sıçrama yaşandığını belirtti. Son verilerle 650 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşan sektörün bünyesinde part-time ve full-time olmak üzere yaklaşık 2 milyon girişimci istihdam ediliyor.
Ancak Ticaret Bakanlığı’nın sektörü disiplin altına almak amacıyla devreye soktuğu yeni mevzuat, pazarın bilinenin çok daha üzerinde bir hacme sahip olduğuna işaret ediyor. Derneğin 9 üyesi bulunmasına karşın, sektörde 40’a yakın firmanın faaliyet gösterdiği biliniyor. Ticaret Bakanlığı’ndan doğrudan satış yetki belgesi almak için başvuran şirket sayısının 45’e yaklaştığını açıklayan Arısoy, tespit edilemeyen ciddi bir lokal pazarın varlığına da dikkat çekti. Dünyada 168 milyar dolarlık dev bir büyüklüğe ulaşan ve ABD, İngiltere, Japonya gibi gelişmiş ekonomilerde devasa bir pazara dönüşen doğrudan satışın, Türkiye’de yasal zemine kavuşmasıyla birlikte büyüme hızını katlaması bekleniyor.
Yasal zemin, itibarı koruma altına aldı
Ticaret Bakanlığı’nın 2024 yılında çıkardığı kanun ve 2025 yılında yürürlüğe koyduğu yönetmelikler, sektörün en büyük zayıf yanı olan “itibar ve suiistimal” riskine karşı en önemli güvence oldu. Distribütör seçme şansı olmayan ve herkesin dahil olabildiği bu sistemde, merdiven altı yapılar ile saadet zinciri oluşumlarının ayıklanması için firmaların bünyesinde etik denetim kurulları kuruldu. Yeni yönetmelikle birlikte tüketici hakları tamamen koruma altına alınırken, sistem mağduriyetlerin önüne geçecek şeffaf bir yapıya kavuşturuldu. Sektör, Türkiye’deki ekonomik sıkılaşma döneminde hem markalara düşük maliyetli hızlı dağıtım imkânı sağlaması hem de bireylere finansal ve zamansal özgürlük sunan bir iş fırsatı yaratması sebebiyle önümüzdeki dönemde büyüme ivmesini artıracağının sinyalini veriyor.
Kapı kapı gezme yerini e-ticarete bıraktı
Teknolojinin gelişimi ve 2020 pandemisi sonrasında tüketicilerin dijital alışverişe olan korkularını yenmesi, doğrudan satışı tamamen internet ortamına taşıdı. Artık kapı kapı ev gezileri yerine, girişimcilerin kişisel satış linkleri, sosyal medya ağları ve zoom üzerinden yaptıkları sunumlar devreye girmiş durumda. Kozmetik, kişisel bakım ve deterjan ürünlerinin yanında özellikle gıda takviyeleri niş bir kategori olarak sektörün en hızlı büyüyen kanadı olsa da bugün hemen hemen her ürüne doğrudan satış kanalıyla ulaşmak mümkün. Doğrudan satış sektörünü 30-40 yıl önceki sigorta sektörüne benzeten Arısoy, “O dönemlerde hep tanıdık tavsiyesiyle sigorta yaptırılırdı. Bugün neden sigorta yaptırmamız gerektiğini bildiğimiz ve çok profesyonelce yönetilen bir sektör var. Doğrudan satış da yavaş yavaş o noktaya geliyor. Yönetmeliklerle, kanunlarla resmileşiyor. Firmaların aynı platformda bir araya gelmesiyle beraber çok daha profesyonelleşecek ve çok daha itibarlı bir meslek olacak. Doğrudan satış geleceğin işi olacak” diye konuştu.
Girişimcilere sıfır sermaye ve stok maliyet avantajı
Ersin Aksoy’a göre, geleneksel ticarette ürünün rafa çıkması, dağıtım kanallarına verilmesi ve yüksek reklam bütçeleriyle tutundurulması ciddi bir sermaye yükü oluştururken, doğrudan satış modeli hem üretici hem de girişimci açısından büyük risk kalkanı sunuyor. Modelin sunduğu operasyonel esneklikleri anlatan Arısoy, bunları şöyle sıraladı: “Klasik ticarette 100 bin adet üretilip kanallara dağıtılan ürün nakde dönmeyebilir. Doğrudan satışta ise firma 10 bin talep alıyorsa 10 bin üretir, stok, depo, son kullanma tarihi riski ve mağaza raf maliyetleri ortadan kalkar. Sektörde tüm işlemler nakit veya kredi kartı üzerinden yürütülür. Şirketler vadeli satış riskine girmeden doğrudan sıcak nakit akışı sağlar. Sistemde hava parası, üyelik aidatı veya yüksek franchise bedelleri yok. Bireyler yalnızca deneyimleyecekleri avantajlı başlangıç ürün paketini alarak kendi işlerini kurabilirler.”


