“Ankara’da deniz mi vardı?” sözü gerçek oldu: 66 milyon yıllık fosil bulundu

Ankara’nın arkeolojik geçmişine ilişkin önemli bulguların ortaya çıkarıldığı Külhöyük, bu kez insanlık tarihinin çok daha öncesine uzanan bir iz taşıyor. Kazı alanında bulunan fosil, milyonlarca yıl önce Orta Anadolu’yu da kapsayan Tetis Denizi’nin doğal yaşamına ilişkin dikkat çekici bir bulgu olarak kayıtlara geçti.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından duyurduğu keşfe ilişkin olarak yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Ankara’daki Külhöyük’ten dikkat çekici bir keşif daha! Geçtiğimiz günlerde 4 bin yıllık Hitit kabında Sevgi Çiçeği’nin bilinen en eski tohum kalıntılarına ulaştığımız Külhöyük, bu kez Ankara’nın milyonlarca yıl öncesine uzanan doğal tarihine ışık tutuyor. Gölbaşı Oyaca’daki kazılarımızda, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Fosilin, Orta Anadolu’yu kapsayan Tetis Denizi’nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor. 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük’te bulunan fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Bakanlığımız ve Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürüttüğümüz çalışmalarla Külhöyük’ün geçmişini yeni bulgularla aydınlatmaya devam edeceğiz.”

Orta Anadolu’nun milyonlarca yıl öncesinden bir iz

Külhöyük kazı alanında bulunan Gastropoda fosilinin, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış karından ayaklı bir salyangoza ait olduğu belirtildi.

Fosilin, yaklaşık 250 milyon yıl önce oluşmaya başlayan ve Orta Anadolu’yu da kapsayan Tetis Denizi’nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor.

Fosil Külhöyük’e binlerce yıl önce taşınmış olabilir

Keşfin arkeolojik açıdan dikkat çeken yönünü ise fosilin bulunduğu yer oluşturuyor. 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük’te ortaya çıkarılan fosilin, binlerce yıl önce yerleşim sakinleri tarafından buraya taşınmış olabileceği değerlendiriliyor.

Bu ihtimal, milyonlarca yıllık doğal bir oluşumun çok daha sonraki dönemlerde Külhöyük sakinlerinin yaşam alanına nasıl ulaştığına ilişkin yeni bir araştırma başlığı ortaya koyuyor.

Külhöyük’teki arkeolojik kazılar, 2021 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Ankara Üniversitesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürütülüyor.

Related Posts

Çiftçiler “Ne ekeceğim?” sorusuna yanıt arıyor

Tarım ürünlerinde daralan kâr marjı, çiftçileri ne ekeceği konusunda kara kara düşündürüyor. Özellikle son iki yıldır ürün fiyatlarından memnun olmayan çiftçiler, bazı bölgelerde tatlı mısır, çerezlik ayçiçeği ve kabak çekirdeği gibi alternatif ürünlere yöneliyor. Sektör temsilcileri, çiftçinin elinde hangi ürünün tohumu varsa onu ekeceğini ve yüksek girdi maliyetleri nedeniyle bazı bölgelerde sulu tarımdan uzaklaşıldığını ifade ediyor.

Okumaya devam et
Biyoçözümlerle gıdada kayıp tarımda maliyet azaltılacak

Gıda kayıplarını azalt­mak, tarımsal girdile­ri daha verimli kullanmak ve üretimde katma değeri artırmak için biyolojik çö­zümler öne çıkıyor. Biyo­teknoloji şirketi Novonesis, “Gıdanın Geleceğinde Bi­yolojik Çözümler ve Sürdü­rülebilir Tarım” başlığıyla düzenlediği basın toplan­tısında, enzimlerden mik­roorganizmalara ve fer­mantasyon teknolojileri­ne uzanan çözümlerin gıda ve tarım sektöründeki kul­lanım alanlarını tanıttı.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir