Yeni yatırımlarla yüksek katma değerli üretime odaklanıyor

İSO 500’deki konumlarını her yıl daha ileriye taşımayı önemli bir mo­tivasyon kaynağı olarak gördükle­rini belirten Dioki Petrokimya CE­O’su Ali Sefa Küçükboyacı, bir yıl­da gerçekleştirilen yaklaşık yüzde 34’lük nominal artışın üretim kapa­sitesinin etkin kullanımı, ürünlere yönelik talep ve ihracat pazarların­daki çalışmaların sonucu olduğunu ifade etti.

Şirketin büyüme strateji­sinin üç temel başlık üzerine kurul­duğunu vurgulayan Küçükboyacı; bunları Türkiye’nin ithalata bağımlı olduğu petrokimya ürünlerinde yer­li üretim kapasitesinin artırılma­sı, üretim teknolojisi ve proses yet­kinliğinin sürekli geliştirilmesi ile Türkiye pazarının yanı sıra ihracat pazarlarında da rekabet edebilecek esnek ve kaliteli üretim yapısının oluşturulması olarak sıraladı.

“İhracat, üretimin uluslararası rekabet edebilirliğini gösteriyor”

2025 yılı İSO 500 verilerine göre şirketin ihracatının 36,564 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini be­lirten Küçükboyacı, 2026 yılı için ih­racat hedefinin 50 milyon dolar oldu­ğunu açıkladı. İhracatın yalnızca bir satış kanalı olarak değerlendirilme­diğini vurgulayan Küçükboyacı, ih­racat performansının aynı zamanda üretimin uluslararası standartlarda rekabet edebilirliğinin önemli gös­tergelerinden biri olduğunu kaydet­ti. Avrupa başta olmak üzere farklı dış pazarlarda faaliyet gösterdikleri­ni belirten Küçükboyacı, petrokimya sektöründe ihracat rekabetinin yal­nızca ürün kalitesiyle belirlenmedi­ğine dikkat çekti.

Hammadde, enerji, finansman ve lojistik maliyetlerinin de rekabet gücü üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti. Türk Malı petro­kimya ürünlerinin kalite açısından küresel pazarda rekabet edebileceği­ni belirten Küçükboyacı, Türkiye’nin Avrupa, Balkanlar, Akdeniz ve yakın coğrafyalara olan yakınlığının önem­li bir avantaj sağladığını söyledi. Bu­na karşılık lojistik ve enerji maliyet­leri açısından Avrupa’daki üreticiler­le rekabet edebilmek için daha güçlü bir sanayi altyapısına ihtiyaç bulun­duğunu dile getirdi.

Şirketin son beş yıldaki önem­li yatırımları arasında yaklaşık 40 milyon dolarlık yeni Genel Kulla­nım Amaçlı Polistiren (GPPS) te­sisinin bulunduğunu belirten Kü­çükboyacı, yatırımın üretim kapa­sitesinde önemli artış sağladığını söyledi.

Yeni tesisin yalnızca kapa­site artışı sağlamadığını ürün çeşit­liliği, üretim verimliliği ve ihracat kabiliyeti açısından da şirkete katkı sunduğunu ifade eden Küçükboya­cı, önümüzdeki dönemde yeni ürün yatırımları üzerinde çalıştıkları­nı açıkladı. Bu yatırımların başın­da ABS, SBS ve SBR gibi Türkiye’de henüz üretimi bulunmayan ürünle­rin geldiğini belirten Küçükboyacı, önemli ölçüde ithalatla karşılanan bu ürünlerde yerli üretim kapasi­tesi oluşturmayı hedeflediklerini bildirdi.

Bu yatırımların hayata ge­çirilmesiyle Dioki’nin ürün portfö­yünü polistiren ürünlerinin ötesi­ne taşımayı arzuladıklarını kayde­den Küçükboyacı; mevcut portföyü daha yüksek katma değerli mühen­dislik plastiklerine doğru genişlet­mek ve çeşitlendirmek istediklerini ifade etti. Özellikle ABS yatırımı­nın stratejik önem taşıdığının altı­nı çizen Küçükboyacı; ABS’nin oto­motiv, elektronik, küçük ev aletle­ri, oyuncak, bavul ve çeşitli teknik uygulamalarda kullanılan önemli bir mühendislik plastiği olduğunu belirtti. Küçükboyacı, Türkiye’de önemli ölçüde ithalata dayalı olan bu üründe yerli üretim kapasitesi oluşturmayı hedeflediklerini sözle­rine ekledi.

“Dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyoruz”

Ürün gamında beyaz eşya, elektronik, ambalaj, gıda ambalajı, yalıtım, oyuncak ve çeşitli teknik uygulamalarda hammadde olarak kullanılan Genel Kullanım Amaçlı Polistiren (GPPS), Yüksek Darbe Dayanımlı Polistiren (HIPS) ve Genleşebilir Polistiren (EPS) bulunduğunu söyleyen Ali Sefa Küçükboyacı, Dioki Petrokimya’nın kapasite artışıyla birlikte ihracat kabiliyetini de geliştirdiğini belirtti. Şirket açısından yalnızca mevcut ürünlerde kapasite oluşturmanın yeterli olmadığına değinen Küçükboyacı, Türkiye’de üretimi bulunmayan veya büyük ölçüde ithalata dayalı ürünlerin de yerli üretime kazandırılmasının hedeflendiğini ifade etti.

Related Posts

Binek son 4 yılın, ticari 3 yılın en düşüğünde

Türkiye otomotiv pazarı, yılın ilk dokuz ayında sert bir daralma yaşadı. Otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,4 gerilerken hafif ticari araç pazarı yüzde 5,1 küçüldü. 9 aylık dönemde binek 627 bin adet seviyesine, ticari ise 175 bine kadar indi. Binekte son 4 yılın ticaride son 3 yılın en düşük pazarı görüldü.

Okumaya devam et
Karbon geliri sertifika maliyetine dönüşebilir

SEFİA Kıdemli Araştırmacısı Cankut Kaan Bolat, Türkiye ETS’sinde pilot dönemdeki yüzde 100 ücretsiz tahsisatın fiyat sinyalini zayıflatacağını söyledi. Bolat, “Toplanacak karbon geliri AB tarafında SKDM sertifika maliyetine dönüşebilir. Şirketlere net bir takvim şart” dedi.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir