Dünyanın en zenginleri arasında bulunan iş insanı Mark Zuckerberg, sosyal medya bağımlılığına ilişkin emsal niteliği taşıyan davada mahkemede verdiği ifadede, Instagram’da yaş sınırlarının uygulanmasının “çok zor” olduğunu söyledi. Zuckerberg ayrıca genç kullanıcıların şirketin iş modeli açısından öneminin abartıldığını ileri sürdü.
Meta Platforms’un Üst Yöneticisi (CEO) olan Zuckerberg, dün tanık kürsüsünde şirketin gençleri platforma çekme ve uygulamada daha uzun süre tutma stratejileriyle ilgili soruları yanıtladı. Duruşmada ayrıca 13 yaşın altındaki çocukların hesaplarının yeterince denetlenip denetlenmediği konusu gündeme geldi. Instagram’ın mevcut kuralları, 13 yaş altındaki kullanıcıların uygulamayı kullanmasını yasaklıyor.
“Yaşı hakkında yalan söyleyen çok kullanıcı var”
Zuckerberg, şirketin 13 yaşın altındaki kullanıcılara ait hesapları belirleyip kapatmak amacıyla çeşitli “proaktif araçlar” geliştirdiğini ifade etti. Ancak bu sürecin “zorlu” olduğunu da vurguladı.
Zuckerberg “Yaşı hakkında yalan söyleyen potansiyel olarak kayda değer sayıda insanlar var” dedi.
Facebook’un kurucusu ve dünyanın en zengin beşinci kişisi olarak gösterilen Zuckerberg, 9 Şubat’ta başlayan davada ifade veren ikinci üst düzey yönetici oldu. Söz konusu dava, 20 yaşındaki Kaley G.M.’nin, Meta bünyesindeki Instagram ile Google’a ait YouTube platformlarını uzun yıllar süren ruh sağlığı sorunlarından sorumlu tuttuğu iddiasıyla açıldı.
Dünya genelinde yaş kısıtlaması tartışmaları
Son yıllarda dijital bağımlılık, siber zorbalık ve çocukların kişisel verilerinin korunması gibi gerekçelerle birçok ülke 16 yaş altına yönelik sosyal medya kısıtlamalarını gündemine aldı.
Avustralya, 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimini yasaklamaya yönelik sert düzenlemeler üzerinde çalışırken; Fransa ebeveyn izni olmadan 15 yaş altının sosyal medya kullanımını sınırlandıran adımlar attı.
Amerika Birleşik Devletleri’nde ise bazı eyaletler yaş doğrulama ve ebeveyn onayı şartlarını sıkılaştıran yasaları yürürlüğe koydu. Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği genelinde de Dijital Hizmetler Yasası kapsamında platformlara çocukları korumaya yönelik daha kapsamlı yükümlülükler getirildi.


