Yapay zekanın temiz enerjiye sağladığı katkı, petrol ve doğal gaz üretiminde yol açabileceği artışın gölgesinde kalabilir. Jefferies’in atıfta bulunduğu hakemli bir araştırma, teknolojinin kullanımının yıllık karbondioksit salımını net 470 milyon ila 1,8 milyar ton artırabileceğine işaret ediyor.
npj Climate Action dergisinde yayımlanan çalışma, yapay zekanın iklim üzerindeki etkisini değerlendirirken enerji sektöründeki kullanım alanlarının da hesaba katılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Hesaplar veri merkezlerinin ötesine uzanıyor
Jefferies’in sürdürülebilirlik ve dönüşüm stratejisi ekibine göre mevcut değerlendirmeler, çoğunlukla iki unsuru karşılaştırıyor: Yapay zekanın temiz enerjiye geçişi hızlandırma potansiyeli ve veri merkezlerini çalıştırmak için gereken ek elektrik.
Ancak bu yaklaşım, petrol ve doğal gaz şirketlerinin üretimi artırmak amacıyla aynı teknolojiden yararlanmasını gözden kaçırabiliyor. Araştırmada, yalnızca yapay zeka destekli fosil yakıt üretimiyle bağlantılı emisyonların, veri merkezlerinin mevcut emisyonlarının 3,3 ila 13,3 katına ulaşabileceği hesaplanıyor.
Daha düşük maliyet, daha fazla üretimin önünü açabilir
Çalışmaya göre yapay zeka, sondaj maliyetlerini azaltmanın yanı sıra yeni petrol ve doğal gaz yataklarının bulunmasını kolaylaştırabiliyor. Mevcut sahalardaki kaynakların daha büyük bir bölümünün çıkarılmasına da yardımcı olabiliyor.
Bu verimlilik artışı, fosil yakıt projelerini şirketler açısından daha cazip hâle getirirken ek üretimin daha kısa sürede devreye alınmasını sağlayabilir. Üretim ve tüketimdeki olası artış da beraberinde daha fazla karbon salımı getirebilir.
Temiz enerjideki kazanımlar yeterli olmayabilir
Yapay zekanın yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimini iyileştirme ve enerji sistemlerini daha verimli çalıştırma potansiyeli de bulunuyor. Bununla birlikte araştırma, bu uygulamalar sayesinde önlenebilecek emisyonların, artan fosil yakıt kullanımından doğan ek salımı karşılamaya yetmeyebileceğini gösteriyor.
Jefferies, bulguların hızla büyüyen yapay zeka altyapısının etkilerini değerlendiren yatırımcılar açısından önemli olduğunu belirtiyor. Kurum, teknolojinin enerji ayak izini anlamak için veri merkezlerinin elektrik tüketiminin yanı sıra diğer sektörlerde üretimi nasıl değiştirdiğine de bakılması gerektiğine dikkat çekiyor.


