TSB Genel Sekreteri Obalı: İklim hedefleri somut çözümlere dönüşmeli

Birleşmiş Milletler Çev­re Programı (UNEP) ve Türkiye Sigor­ta Birliği (TSB), 13-14 Ka­sım 2026 tarihlerinde Antal­ya’da düzenlenecek BM İk­lim Değişikliği Konferansı kapsamında, Insurance Hou­se’da COP31 Küresel Sürdü­rülebilir Sigorta Zirvesi’ni or­taklaşa düzenleyecek. “İklim Direncinin Zorunluluğu” te­masıyla düzenlenecek zirve; küresel sigorta ve finans li­derlerini, iş dünyasını, politi­ka yapıcıları, düzenleyici ku­rumları, BM kuruluşlarını, akademi temsilcilerini ve sivil toplum kuruluşlarını bir ara­ya getirecek. Zirvede, sigor­ta şirketlerinin risk yönetici­si, risk üstlenici ve yatırımcı rolleriyle; varlıklardan, pro­jelerden, şirketlerden ve sek­törlerden finansal sistemin geneline ve makroekonomiye kadar ekonominin farklı dü­zeylerinde iklim direncini na­sıl güçlendirebileceği ele alı­nacak. UNEP Sigorta Bölümü Başkanı Butch Bacani, sigorta sektörünün iklim direncinin artırılmasındaki rolüne dik­kat çekerek, “Sıklığı ve şidde­ti giderek artan seller, kasır­galar, orman yangınları, sıcak hava dalgaları ve kuraklıklar; hane halklarını ve işletmele­ri olumsuz etkileyen, sigor­ta koruma açığını büyüten ve genel finansal istikrarı tehdit eden ekonomik kayıpları ar­tırıyor. Varlıkların sigortala­namaz hale gelmesi, bu varlık­ların finansmana ve yatırıma erişimini de güçleştirebilir; bunun etkileri ise ekonomi­nin geneline yayılabilir” dedi. Artık yalnızca hasar gerçek­leştikten sonra harekete geç­mek yeterli olmadığına işa­ret eden Bacani, “Bu zirvede, sigorta sektörünün kamu ve özel sektörle nasıl iş birliği ya­pabileceğini; iklim risklerini değerlendirme, ölçme, azalt­ma ve üstlenme konusundaki uzmanlığından nasıl yararla­nabileceğini ele alacağız. Si­gorta sektörü, sahip olduğu bu özgün araçlarla afetler ger­çekleşmeden önce dayanık­lılık yatırımlarını teşvik ede­bilir; toplumların, şehirlerin ve ülkelerin gelecekteki iklim şoklarına karşı daha dirençli hale gelmesine katkı sağlaya­bilir” diye konuştu.

TSB Genel Sekreteri Öz­gür Obalı ise COP31’in iklim hedeflerinin ötesine geçerek somut uygulamalara odak­lanması gerektiğini vurgula­dı: “COP31, yalnızca iklim he­deflerinin konuşulduğu bir konferans olmamalı; somut ve hızlı uygulamaların hayata ge­çirilmesine odaklanmalıdır. Sigorta sektörü, giderek şid­detlenen fiziksel iklim risk­leri karşısında daha dirençli toplumların ve ekonomilerin oluşturulmasına katkı sağ­layabilecek benzersiz bir ko­numdadır. Zirve; hasarların önlenmesi, risklerin azaltıl­ması, sigorta koruma açığının kapatılması ve dayanıklılık yatırımlarına yönelik riskle­rin azaltılarak sermayenin ha­rekete geçirilmesi yoluyla he­deflerin nasıl somut çözüm­lere dönüştürülebileceğini ortaya koyacaktır. Türk sigor­ta sektörü olarak UNEP ile bu iş birliğini gerçekleştirmek­ten gurur duyuyor; küresel sigorta ve finans dünyasının temsilcilerini, iş dünyasını, politika yapıcıları, düzenleyi­ci kurumları, akademiyi ve si­vil toplumu Antalya’daki In­surance House’da ağırlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz.”

Odak sistemik dayanıklılığı güçlendirmek

Zirve, geçtiğimiz yıl Brezilya’nın Belém kentinde UNEP ve Brezilya Sigorta Konfederasyonu (CNseg) tarafından düzenlenen COP30 Küresel Sürdürülebilir Sigorta Zirvesi’nin yarattığı ivme üzerine inşa edilecek. İki gün sürecek zirvede, BM Sürdürülebilir Sigortacılık İlkeleri (PSI) tarafından hazırlanan “Hassasiyetten Sigortalanabilirliğe” başlıklı beyaz kitabın küresel lansmanı gerçekleştirilecek. Zirvede ayrıca sistemik dayanıklılığın güçlendirilmesine yönelik geniş bir konu yelpazesi ele alınacak. Bu kapsamda; dayanıklılığın değerinin belirlenmesi ve ödüllendirilmesi, geleceğe hazır şehirler ve ülkeler için ortaklıkların geliştirilmesi, mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (MSME’ler) korunması, iklim ve doğa arasındaki bağlantıların sigortacılık perspektifinden ele alınması, iklim kaynaklı sağlık risklerinin yönetilmesi, iklim verisi açığının kapatılması ve düşük karbonlu ekonomiye geçişte risklerin azaltılarak yatırımların teşvik edilmesi gibi başlıklar görüşülecek.

Related Posts

Sürdürülebilirlik ve teknoloji yatırımları sektör ihracatını destekleyecek

Üretimin temel girdisi birincil alüminyumda yüzde 95’e varan oranda dışa bağımlı Türkiye’nin alüminyum sektörü, buna karşın özellikle ekstrüzyon ve yassı mamuller olmak üzere işlenmiş ürünlerde Avrupa’nın en önemli tedarikçileri arasında yer alıyor. Sürdürülebilirlik yatırımları, katma değerli üretim ve teknoloji geliştirmeyle sektörün ihracatını güçlendirmesi bekleniyor.

Okumaya devam et
TALSAD: Sanayinin dönüşümünde öncü rolümüz sürecek

Türkiye alüminyum sanayisi; değişen küresel ticaret koşullarına, artan maliyet baskılarına ve jeopolitik risklere rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatını geliştirmeye devam ediyor. Önümüzde önemli fırsatlar var. TALSAD olarak hedefimiz; Türkiye alüminyum sanayisinin bu dönüşümün yalnızca takipçisi değil, öncülerinden biri olmasıdır.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir