Tekstil ihracatı ilk yarıda 4,7 milyar doları aştı: En büyük pazar hangisi oldu?

Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlenen bilgilere göre, tekstil üreticileri 2026’nın ocak-haziran döneminde 196 ülke ve serbest bölgeye 1 milyon 226 bin 764 ton ürün gönderdi.

Sektör, bu ihracat karşılığında 4 milyar 708 milyon 604 bin dolar gelir elde etti. En fazla ihracat 1 milyar 807 milyon 649 bin dolarla Avrupa Birliği ülkelerine yapıldı.

Afrika ülkelerine yapılan ihracat ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9 artarak 764 milyon 376 bin dolara ulaştı.

İtalya ilk sırada yer aldı

Sektör, ülke bazında en fazla ihracatı 385 milyon 836 bin dolarla İtalya’ya gerçekleştirdi. Bu ülkeyi, yüzde 23,9 artışla 301 milyon 270 bin dolarla ABD, yüzde 11,1 artışla 289 milyon 865 bin dolarla İspanya izledi.

Alt mal grupları incelendiğinde, en fazla dış satım 2 milyar 874 milyon 418 bin dolarla kumaş grubunda gerçekleşti. Kumaşı, 1 milyar 217 milyon 683 bin dolarla iplik ve 616 milyon 503 bin dolarla elyaf takip etti.

İller bazında ise en fazla ihracat 1 milyar 829 milyon 231 bin dolarla İstanbul’dan yapıldı. Gaziantep 779 milyon 981 bin dolarla ikinci, Bursa 626 milyon 714 bin dolarla üçüncü, Kahramanmaraş ise 375 milyon 120 bin dolarla dördüncü sırada yer aldı.

“Tekstil sektörü dönüşüm sürecinde”

TİM Başkanvekili ve TİM Sektörler Konseyi Tekstil ve Hammaddeleri Sektör Temsilcisi Ahmet Öksüz, küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin ana ihracat pazarlarındaki talep koşullarını ve sektörün performansını doğrudan etkilediğini belirtti.

Türk tekstil sektörünün entegre üretim yapısı, kaliteli üretimi, hızlı teslim kabiliyeti ve güçlü tedarik altyapısıyla küresel ticarette önemli bir konumda bulunduğunu vurgulayan Öksüz, şunları kaydetti:

“Mevcut rakamları sektörümüzün potansiyelinden ziyade, içinde bulunduğumuz küresel konjonktürü yansıtan bir tablo olarak değerlendiriyoruz. Tekstil sektörü bugün yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Küresel talepteki yavaşlama, maliyet baskıları ve uluslararası rekabet şartları sektörümüzü zorlarken, tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi Türkiye açısından önemli fırsatlar sunuyor.”

Rekabetin yalnızca fiyat üzerinden şekillenmediğine dikkati çeken Öksüz, kalite, hız, sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyonun da satın alma kararlarında belirleyici hale geldiğini ifade etti.

Öksüz, sektörün rekabet gücünü koruyabilmesi için katma değerli üretim, teknik ve fonksiyonel tekstiller, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve AR-GE çalışmalarına daha fazla odaklanılması gerektiğini kaydetti.

Yılın ikinci yarısına temkinli ancak olumlu baktıklarını belirten Öksüz, küresel talepte kademeli toparlanma ve stratejik pazarlardaki ivmenin sürmesi halinde yılı daha dengeli ve güçlü bir performansla tamamlamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Related Posts

İlaç devine başarısız araştırmanın faturası: 1,9 milyar dolar

İsviçreli ilaç üreticisi Novartis, deneysel bir tedavinin klinik araştırmada beklenen sonucu vermemesi üzerine 1,9 milyar dolarlık değer kaybı açıkladı. Şirketin üçüncü çeyrek net kârı yüzde 70 gerilerken güçlü ilaç satışları yıllık beklentilerin yükseltilmesini sağladı.

Okumaya devam et
Porsche daha az otomobil sattı, faaliyet kârı 43 katına çıktı

Porsche’nin dokuz aylık faaliyet kârı 40 milyon Euro’dan 1,74 milyar Euro’ya yükselirken otomobil teslimatları yüzde 16 geriledi. Büyük artışta geçen yılın yeniden yapılanma giderlerinin azalması ve varlık satışından sağlanan gelir etkili oldu.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir