Nurdoğan A. ERGÜN
Küresel enerji ticaretinde yaşanan kırılmalar, kaynağa erişim kadar akışın sürekliliğini de stratejik bir konu haline getiriyor. Bu noktada da depolama sistemleri, enerji arzında yaşanabilecek ani kesinti ve dalgalanmalara karşı sistemin nefes alma alanı olarak öne çıkıyor.
Enerji depolama teknolojilerinin, Türkiye’nin kendi kaynaklarını daha etkin kullanmasını sağlayarak dışa bağımlılığı azaltma vizyonuna doğrudan katkı sunduğunu söyleyen Enerji Depolama Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (EDSİS) Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı, enerjinin geleceğinde kilit rol oynayacak depolamada “hızlanma” çağrısı yaptı. Türkiye’de yatırım için hazır durumda bekleyen proje portföyünün, açıklanan resmi hedeflerin oldukça üzerinde bir büyüme potansiyeline işaret ettiğini kaydeden Tutaşı, “Özellikle sektörün son yıllarda gösterdiği ivme, yatırımcı ilgisinin devam ettiğini ve pazarda güçlü bir büyüme beklentisinin korunduğunu ortaya koyuyor.
Bu hedeflerin daha da yukarı taşınabilmesi için en kritik unsurların izin ve onay süreçlerinin hızlandırılması, şebeke bağlantı altyapısının güçlendirilmesi ve yatırımcıların finansmana erişiminin kolaylaştırılması” dedi. Yatırımların daha hızlı devreye girmesi için özellikle bağlantı kapasitesi, trafo altyapısı ve teknik entegrasyon süreçlerinde iyileştirmeler isteyen Tutaşı, “Finansman tarafında ise hem yerli hem de uluslararası kaynaklara erişimin artırılması, sektörün büyüme hızını doğrudan destekler” ifadelerini kullandı.
Mevzuat tarafında son dönemde atılan adımları “önemli ilerleme” olarak yorumlayan Tutaşı, şöyle devam etti: “Mevcut teşvik mekanizmaları yatırım ortamını desteklemek açısından önemli bir rol oynasa da önümüzdeki dönemde özellikle yerli teknoloji üretimi, enerji yönetim yazılımları ve dijital altyapılar konusunda atılacak adımlar sektörün sürdürülebilir büyümesinde belirleyici olacak. Bu alanlarda sağlanacak teşviklerin, yatırım ekosistemiyle senkron şekilde ilerlemesi Türkiye’nin enerji teknolojilerinde bölgesel bir merkez olma hedefini de güçlendirecek.”
Sanayi bölgelerini koruyacak bir mekanizma
Bugünkü mevcut depolama kapasitesinin, Türkiye’nin tüm kritik altyapılarını uzun süreli ve geniş ölçekli biçimde beslemek için yeterli seviyede olmadığını söyleyen Tutaşı, bunun sağlanması için planlanan ve kapasitesi dağıtılan projelerin devreye alınması gerektiğini belirtti. EDSİS Başkanı Tutaşı, “Depolama sistemleri burada tüm ülkeyi günlerce besleyecek tekil bir çözüm olarak değil, kritik altyapıları, sanayi bölgelerini, haberleşme sistemlerini, sağlık tesislerini ve stratejik noktaları destekleyecek bir koruma mekanizması olarak düşünülmeli. Hedef kapasite belirlenirken yalnızca megavat bazlı kurulu güç değil, kaç saatlik yedekleme sağlanacağı ve hangi kritik yüklerin önceliklendirileceği de dikkate alınmalı ve projelendirilmeli” dedi.
“Milli teknoloji hamlesi” olarak görülmeli
Enerji depolama teknolojilerinin Türkiye’nin vizyonuna sunduğu katkıyı değerlendiren Tutaşı, yerli kaynakların etkin kullanımına vurgu yaptı. Güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir kaynaklardan elde edilen enerjinin yönetilebilir hale getirilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğu belirten Tutaşı, “Burada mesele yalnızca ithal kaynakların yerine yenilenebilir kaynakları koymak değil, bu kaynakları sürekli hale getirmektir. Batarya sistemlerinin her aşamasında yerli ve milli üretim, Türkiye’nin bölgesel bir çözüm merkezi olmasını sağlayacak” dedi. Ajandalarında Türkiye’nin dönüşümde sadece bir pazar değil, teknoloji geliştiren bir güç olmasının yer aldığını anlatan Tutaşı, “Batarya teknolojilerinde yerlileşme oranının artması, Türkiye’nin enerji arzında daha bağımsız ve dış şoklara karşı daha dirençli bir yapıya geçmesini sağlayacak Depolama artık yenilenebilir enerjinin bir tamamlayıcısı değil, şebeke güvenliğinin temel bir bileşeni olarak kabul edilmeli” ifadelerini kullandı.
Yenilenebilirdeki kaybı depolama çözecek
Türkiye’nin rüzgar ve güneş enerjisindeki kurulu gücünün hızla arttığını ancak üretimin hava şartlarına bağlı olması nedeniyle arada yüzde 10’luk bir verim makası oluştuğunu ifade eden Tutaşı, depolamanın burada bir “kaldıraç” görevi gördüğünü söyledi. Tutaşı, “Güneşin ve rüzgarın bol olduğu saatlerde enerjiyi hapsedip, ihtiyaç anında sisteme vererek bu açığı kapatacağız. Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşması için depolama yatırımlarının, şebeke altyapısı ve dijital enerji yönetimiyle birlikte planlanması gerekiyor” dedi.


