İklim krizine karşı genetik sigorta keşfi

Küresel sıcaklık artışı­nın 1,2°C sınırını aşa­rak Akdeniz Havzası üzerindeki kuraklık baskısını artırdığı bir ekosistemde, or­man varlığımızı korumak sa­dece çevresel değil, ekonomik bir zorunluluk haline geldi. Türkiye’nin 23,2 milyon hek­tarlık orman sermayesi, iklim değişikliğine karşı dirençli gen kaynaklarına ihtiyaç du­yuyor. İşte tam bu noktada, Antalya’nın sarp kayalıkla­rından gelen haber, biyolojik çeşitlilik bilançomuza devasa bir pozitif girdi sağlıyor.

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Meslek Yükse­kokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Kavgacı ve ekibi, Ak­seki’nin Giden Gelmez Dağ­ları’nda yürüttükleri araştır­mada ezber bozan bir veriye ulaştı. Karadeniz ikliminin simge ağaçlarından olan Do­ğu Kayını (Fagus orientalis), bilinen yayılış alanının yüz­lerce kilometre uzağında, 1750-1800 metre yükseltide­ki karstik dolinlerde hayatta kalmayı başardı.

Prof. Dr. Kavgacı, bu keşfin stratejik önemine vurgu yapa­rak, “Giden Gelmez Dağları’n­da tespit edilen Karadeniz’e özgü Doğu Kayını mikro-sı­ğınak popülasyonunun iklim değişikliğine uyum açısından kritik önemde olduğunu be­lirtmek gerekir. Bu bölgenin bir an önce gen koruma alanı ilan edilmesi gerekiyor” dedi.

Mikroklima etkisiyle gelen 400 kilometrelik mucize

Araştırma sonuçlarına gö­re, Doğu Kayını popülasyo­nu Hatay’daki bilinen en ya­kın Akdeniz yayılış alanları­nın yaklaşık 400 kilometre batısında yer alıyor. Sadece 0,5 hektarlık dar bir alanda sı­kışmış bu popülasyon, nem­li mikroklima koşulları saye­sinde binlerce yıldır varlığını sürdürüyor.

Saha gözlemlerinde dikkat çeken en önemli detay, türün sürdürülebilirliği oldu. Popü­lasyonun hem tohum köken­li genç fertlerden hem de kök sürgünü yoluyla oluşmuş çok gövdeli yapılardan oluştu­ğu belirlendi. Bu, ağacın zor­lu Akdeniz şartlarında ken­di ekosistemini koruma altı­na aldığını gösteriyor. Keşfin hikâyesine ilişkin konuşan Prof. Dr. Kavgacı, “Keşif, planlı bir araştırmadan ziyade saha­daki gözlemler ve emekli or­man yüksek mühendisi Emin Güzenge’nin yönlendirmesiy­le ortaya çıktı” diye konuştu.

Genetik sermayenin korunması

Türkiye ekonomisi için or­mancılık sektörü ve ekosis­tem hizmetleri milyarlarca li­ralık bir hacmi temsil ediyor. İklim kriziyle mücadelede ‘uyum’ (adaptasyon) maliyet­lerini düşürmenin yolu, doğa­nın bize sunduğu bu hazır ge­netik çözümleri korumaktan geçiyor. Akseki’deki bu küçük ama devasa öneme sahip sığı­nak, yarının dirençli orman­larını inşa etmek için elimiz­deki en somut verilerden biri.

Karadeniz’den Toroslar’a türler

Giden Gelmez Dağları’ndaki bu özel alanda sadece Doğu Kayını bulunmuyor. Araştırma verilerine göre, bu sığınakta kuzey ormanlarına özgü akçaağaç, karaağaç ve üvez gibi türler de Toros göknarı ile birlikte yaşıyor. Bu karma yapı, bölgenin geçmiş buz devirlerinden bu yana “doğal bir gen bankası” görevi

Mikro sığınak nedir?

İklimsel değişimler sırasında bir türün hayatta kalmasına olanak tanıyan, çevresindeki geniş alanlara göre daha stabil ve uygun koşullar sunan sınırlı alanlara “mikro-sığınak” denir. Bu alanlar, biyolojik çeşitliliğin korunması ve gelecekteki ağaçlandırma projelerinde kullanılacak “dirençli genlerin” muhafaza edilmesi açısından paha biçilemez bir ekonomik değere sahiptir.

Related Posts

TikTok kapatılacak mı? TikTok’a erişim engeli mi geliyor?

Sosyal medyada TikTok’un kapatılacağı iddiası hızla yayıldı. Ülkemizde milyonlarca kullancısı olan uygulamanın akıbeti merak edilmeye başlanırken “TikTok kapatılacak mı” sorusu peş peşe geliyor.

Okumaya devam et
Özdemir: Yeni dünya düzeninin sancılı doğum sürecinden geçiyoruz

MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, MÜSİAD EXPO 2026’nın kapanışında yaptığı konuşmada, küresel gelişmelere dikkat çekerek “Yeni dünya düzeninin sancılı doğum sürecinden geçiyoruz” dedi.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir