Peugeot Dünya CEO’su Favey: Türkiye’de hedef pazar payını kaybetmemek

Ali YILDIRIM/MARSİLYA
[email protected]

Otomotiv sektöründe bu yıl hedef büyümekten ziyade mevcut payları korumak. Dünyada yaşanan gelişmeler, pa­zarın etkisini gittikçe daraltmaya başlarken, markalar tek tek B plan­larını uygulamaya başladı. Agresif bir büyüme hedefiyle yola çıkılsa da Orta Doğu’da gelişen savaş, Av­rupa’daki daralma ve maliyetlerin artması markaları mevcut duru­mu korumaya etti. Talep tarafın­da yaşanan daralma bir anlamda artık üreticilerde de karşılık gör­müş. Bu yüzden markalar 2026 yı­lına daha temkinli yaklaşıyor. Bu yıl otomotiv sektöründe genel olarak bir kaybetme yılı olarak görülüyor. Bu yüzden hedefler daha çok mev­cut durumu korumaya yönelik ola­rak ortaya çıkıyor. Fransa Marsil­ya’da gerçekleştirdiğimiz toplan­tıda DÜNYA’ya konuşan Peugeot Dünya CEO’su Alain Favey, Türki­ye’nin marka için oldukça önemli bir pazar olduğunu söyledi. Favey, bu yıl ana odak noktanın perfor­mansı konsolide etmek olduğunu belirten Favey, “Avrupa’da geçen yı­la kıyasla pazar payımızı sabit tut­mayı hedefliyoruz. Türkiye’de de pazar payını koruyabilirsek mem­nun oluruz. Bildiğiniz gibi Türki­ye’de pazar baskı altında, bu yüzden hacmi korumak zor olacak; ancak pazar payını koruyabilmemiz gere­kiyor. Temel vizyonumuz bu” dedi.

“Türkiye bizim için çok önemli”

Türkiye’de Peugeot markasının bir hacim pazarı olduğunun ötesin­de olduğunu paylaşan Alain Favey, “Türkiye bizim geçen yıl en büyük üçüncü pazarımızda. Bu neden­le bizim için oldukça önemli. Tür­kiye’nin büyüme açısından büyük potansiyele sahip olduğunu dü­şündüğümüz bir pazar. Ve bu sade­ce adet olarak büyüme değil, aynı zamanda değer olarak da büyüme; çünkü örneğin 408’e baktığınızda, bunun bizim bir numaralı pazarı­mızın Türkiye olduğunu görüyor­sunuz. Dolayısıyla 408 bizim için çok önemli bir otomobil, çünkü Peugeot’nun en iyi olduğuna inan­dığımız şeyleri ifade ediyor. Ayrı­ca hafif ticari araçlarda da bildi­ğiniz gibi yerel üretimimiz var; bu yüzden Türkiye sadece adetler açı­sından değil, yaptığımız işlerin de­ğeri açısından da büyük bir rol oynuyor” ifadelerini kullandı.

“Pazar baskı altında”

“Türkiye pazarının genel trendini biz belirleyemeyiz” diyen Alain Favey, yılın başlangıcının beklentinin altında olduğunu söyledi. Buna katkıda bulunan birçok unsurun olduğunu ekleyen Favey, “Bizim bu sene Türkiye’deki ekipten tek beklentimiz pazar payını korumak” dedi. Tofaş birleşmesinin etkilerinin de olduğunu anlatan Favey, “Ekip artık Tofaş birleşmesinin bir parçası, ancak bizim için ekibin kimin sahibi olduğu önemli değil. Önemli olan, performans sunmaya tamamen odaklanmış bir ekibin olması. Bu noktada iyi bir konumda olduğumuzu düşünüyorum. Yeni 408’in gelişi de bu yönde çok önemli bir adım olacak ve pazar payımızı güçlendirmemize yardımcı olacak. Bu pazarda en büyük oyuncu model özelinde Türkiye. Ayrıca hafif ticari araçlarda da yerel üretimimiz var. Bu yüzden Türkiye sadece adetler açısından değil, yaptığımız işlerin değeri açısından da büyük bir rol oynuyor” açıklamasında bulundu.

“Dizele talep var ama odak elektrik”

Bazı modellerde dizel motor seçeneklerinin gelmesi üzerine ‘dizele geri mi dönüyorsunuz?’ sorusuna cevap veren Alain Favey şunları söyledi: “Şu anda ilave dizel motorlarla ilgili bir plan olduğunu düşünmüyorum. Biz bunu küresel talebe göre ve bize mantıklı geldiği yerlerde konumlandırıyoruz. Örneğin 308’de, Avrupa’da özellikle B2B müşterilerden hâlâ bu tip motorlara ciddi talep var. Bizim için strateji dizel üzerine odaklanmak değil. Strateji aslında PHEV’ler veya hibritler üzerinden elektrikli araçlara geçişi desteklemek. Yani yeni dizel motorlar sunmaktan ziyade odak noktamız bu. Bu geleceğin ne zaman gerçekleşeceğini bilmiyorum, ancak şu anda bazı ülkelerde elektrifikasyona doğru çok güçlü bir eğilim görüyoruz. Örneğin Fransa’da, Almanya’da talep oldukça yüksek; bunun bir nedeni de yakıt fiyatlarının artması. İçten yanmalı bir araca yakıt doldurmak artık çok daha pahalı, bu da geçmişte elektrikli aracı düşünmeyen bazı müşterileri elektrikliye yönlendiriyor. Yani bazı ülkelerde bu yıl trendin gerçekten hızlandığını görüyoruz.”

“En verimli teknolojiler Çinlilerin elinde”

Çinli markalarla ve pazarla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Peugeot CEO’su Alain Favey, “24 yıldır ortağımız olan Dongfeng Motor Corporation ile olan iş birliğimizi kullanmak istiyoruz; yani bu yeni bir ortaklık değil, 24 yıldır devam eden bir ortaklık. Ve pazarın gidişatını dikkate alarak bu ortaklığı farklı bir şekilde kullanmaya karar verdik” dedi. Çinli üreticilerin özellikle sürüş destek sistemleri, otonom sürüş teknolojileri, bataryalar ve verimli plug-in hibritler konusunda kaydettiği ilerlemenin ortada olduğunu söyleyen Favey, bugün en verimli teknolojiler Çinli üreticilerin elinde olduğunu ifade etti. Favey şunları ekledi: “Bu yüzden fikrimiz, onların sahip olduğu ve bugün piyasadaki en iyi teknoloji olan bu altyapıyı alıp, bizim çok iyi yaptığımız şeylerle birleştirmek.”

Savaşın etkisi fiyatlara hâlâ yansımadı

Türkiye’de fiyatların artacağını paylaşan Peugeot Türkiye Marka Direktörü Gupse Kaplan, özellikle petrol ve ham madde fiyatlarındaki dalgalanmanın henüz tam olarak fiyatlara yansımadığını vurgularken, asıl etkinin önümüzdeki dönemde hissedileceğini belirtti. Kaplan, nisan ayında markaların stoklu çalışması nedeniyle fiyat artışlarının sınırlı kaldığını ifade ederek, “Mayıs ayı itibarıyla bu etkiyi yavaş yavaş görmeye başlayacağımızı düşünüyorum” dedi. Artan maliyetlerin üretimden lojistiğe kadar tüm zinciri etkilediğini belirten Kaplan, fiyatlamada sadece talebin değil arzın da belirleyici olacağını vurguluyor. Bu nedenle kampanyaların devam edebileceğini ancak maliyet baskısının fiyatlara kaçınılmaz olarak yansıyacağını ifade etti. Kaplan, 2026 yılına daha temkinli bir stratejiyle girdiklerini açıkladı. Bu çerçevede Peugeot Türkiye’nin 2026 hedefi 75 bin adet seviyesinde konumlandığını paylaşan Kaplan, büyümeden çok sürdürülebilirliğe önem verdiklerini paylaştı. Kaplan şunları aktardı: “Binek ve hafif ticari tarafında krediler daha açılsaydı diyelim daha en azından ulaşım daha farklı olsaydı markamızın yaklaşık yüzde 40’a yaklaştığı dönemler oldu. Dolayısıyla oralara yine yaklaşırdı diye öngörebiliriz. Ayrıca sektörde tüm markalar stoklu şu an bulunabilirlik sorunu yok.”

Related Posts

Otomotiv devinden geri çağırma kararı: 23 binden fazla araç etkilendi

Otomotiv devi Jaguar Land Rover, elektrik sisteminde tespit edilen kritik bir sorun nedeniyle ABD’de 23 bin 677 aracı geri çağırıyor. Yüksek güç talebi sırasında ortaya çıkabilen arızanın, araçların sürüş gücünü ve dış aydınlatmasını tamamen kaybetmesine yol açabileceği belirtildi. Geri çağırma kapsamında Range Rover, Defender ve Jaguar’ın çok sayıda modeli bulunuyor.

Okumaya devam et
Türkiye’de limancılık rekoru: Tek gemide 22 bin 896 TEU

Tekirdağ’daki Asyaport Limanı, MSC Maya gemisinde tek uğrakta 22 bin 896 TEU konteyner elleçleyerek Türkiye rekoru kırdı. Liman, devam eden yatırımlarla yıllık elleçleme kapasitesini 2,5 milyon TEU’dan 4 milyon TEU’ya çıkarmayı hedefliyor.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir