Isınma ABD’de kontrolden çıkıyor

Başak Nur GÖKÇAM
[email protected]

İklim krizi denildiğinde zih­nimizde canlanan eriyen bu­zullar veya kavurucu çöller imajı, aslında devasa bir veri se­tinin sadece görünen yüzü. PLOS Climate dergisinde yayınlanan ve İspanya’daki Zaragoza ile Car­los III Üniversiteleri tarafından yürütülen yeni bir araştırma, ik­lim değişikliğinin Amerika Bir­leşik Devletleri özelinde ne kadar heterojen bir yapıya sahip oldu­ğunu gözler önüne serdi.

Sürdürülebilirlik ekonomisi açısından baktığımızda, bu du­rum tek tip politikaların neden başarısız olmaya mahkûm oldu­ğunu açıklıyor. 1950’den 2021’e kadar uzanan 70 yıllık süreçte, tam 26 bin günlük sıcaklık ölçü­mü analiz edildiğinde ortaya çı­kan tablo şu: Batı’da aşırı sıcaklar kavurucu bir ivme kazanırken, Kuzey’de dondurucu soğuklar azalıyor. Bu durum, enerji tale­binden tarımsal verimliliğe ka­dar her şeyi kökten değiştiriyor.

Ortalama sıcaklık değeri, yanılsama yaratabilir

Araştırmanın en çarpıcı ekonomik ve bi­limsel verisi, ‘ortalama sıcaklık’ kavramının nasıl bir yanılsama yaratabileceği­ni kanıtlaması oldu. Analize gö­re, eyaletlerin yalnızca yaklaşık yalnızca yüzde 55’inde yıllık or­talama sıcaklıklarda istatistik­sel olarak anlamlı bir artış kay­dedildi. Ancak, detaya inildiğinde ve sıcaklık aralıklarının uç nok­talarına bakıldığında, eyaletlerin yüzde 84’ünü içine alan 41 eya­lette ısınmanın bir formunun ya­şandığı görüldü.

Bu, ‘gizli ısınma’ olarak adlan­dırabileceğimiz bir olgu. Bazı böl­gelerde gündüz en yüksek sıcak­lıklar rekor kırarken, diğerlerin­de gece en düşük sıcaklıkların yükseldiği, yani havanın ılıman­laştığı gözlemleniyor. Tarımsal sürdürülebilirlik açısından bu, bitki döngülerinin bozulması ve zararlı popülasyonlarının kışın ölmemesi anlamına geliyor.

Artık yerel veriler merkeze alınmalı

Sürdürülebilirlik yönetimi, ar­tık yerel veriyi merkeze almak zo­runda. Halk sağlığı ve ekonomik eşitsizlik gibi konularla kıyas­landığında, bölgesel iklim fark­lılıkları bugüne kadar yeterince derinlemesine incelenmemişti. Ancak bu yeni çerçeve, her eya­letin kendi iklim risk profilini çı­karmasına olanak sağlıyor.

Örneğin, aşırı sıcakların arttığı bir bölgede kentsel soğutma sis­temlerine ve enerji altyapısına yatırım yapılması gerekirken; kış ılımanlaşmasının yaşandığı böl­gelerde haşere kontrolü ve su yö­netimi öncelik haline gelmelidir.

Metodolojinin gücü

Araştırmacılar María Dolores Gadea Rivas ve Jesús Gonzalo, sadece ortalamaları değil, sıcaklık dağılımının tüm spektrumunu inceleyen yeni bir çerçeve geliştirdiler. Bu yöntem, yağış rejimleri, deniz seviyesindeki yükselme ve hava kirliliği gibi diğer kritik iklim değişkenlerini analiz etmek için de bir şablon sunuyor. Yeşil ekonomi planlamacıları için bu ‘hassas karşılaştırma’ modeli, yatırım risk analizlerinde (ESG raporlamalarında) devrim yaratabilir.

Related Posts

ABD’li havayolu devi talep olmayınca uçuşlarını durdurdu

ABD’nin önde gelen havayolu şirketlerinden American Airlines, beklenen yolcu talebine ulaşamayan uçuş hattını kapatma kararı aldı. Şirket, 2024 yılında büyük beklentilerle başlattığı seferleri sonlandırırken bir başka güzergâh için de benzer bir adım atmaya hazırlanıyor.

Okumaya devam et
Türkiye’deki otomobillerin yaş ortalaması 14’ü aştı: Araç parkının yenilenmesi için çağrı

Türkiye’de trafiğe kayıtlı otomobil sayısı 18 milyonu aşarken araçların ortalama yaşı 14,2’ye yükseldi. MASFED Genel Başkanı Aydın Erkoç, otomobil parkının gençleştirilmesi için finansman olanaklarının geliştirilmesi ve yeni araçlara erişimin kolaylaştırılması gerektiğini belirtti.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir