9,8 trilyon dolarlık ekosistem çöküşte

Başak Nur GÖKÇAM

Bir zamanlar su altının yağmur ormanları ola­rak anılan mercan re­sifleri, bugün küresel ısınma­nın en çarpıcı kanıtına dö­nüşmüş durumda. Renklerini kaybeden, iskeletleri ortaya çıkan ve giderek sessizleşen resifler; yalnızca deniz yaşa­mının değil, insanlığın ekono­mik ve ekolojik güvenliğinin de alarm verdiğini gösteriyor.

Yapılan hesaplamalara göre mercan resifleri insanlığa yıl­da yaklaşık 9,8 trilyon dolarlık ekonomik katkı sağlıyor. Bu değer yalnızca turizm gelirle­rinden ibaret değil. Balıkçılık faaliyetleri, kıyıların fırtına­lara karşı korunması ve yeni ilaç araştırmaları gibi hayati alanları da kapsıyor. Resifle­rin zayıflaması, milyonlarca insanın gıda güvenliğini ve ge­çim kaynaklarını riske atar­ken, kıyı ekonomilerinde do­mino etkisi yaratabilecek bir kırılganlığın oluşumuna da neden oluyor. Bilim insanları ise artık net konuşuyor: Geze­genin yarısı beyazladı.

Her 3 resiften 1’i ölümle karşı karşıya

2014-2017 yılları arasın­da yaşanan küresel deniz ısı dalgası, kayıtlara geçen en yı­kıcı mercan beyazlaması ola­yı olarak tarihe geçti. Dünya genelindeki resiflerin yüzde 50’sinden fazlası bu süreçte ciddi beyazlama yaşadı. Her üç resiften biri ise ağır mercan ölümleriyle karşı karşıya kaldı.

Smithsonian Tropikal Araştırma Enstitüsü öncülü­ğünde yürütülen, James Cook Üniversitesi ve Ulusal Okya­nus ve Atmosfer İdaresi (NO­AA) iş birliğiyle tamamlanan ve sonuçları Nature Commu­nications dergisinde yayımla­nan kapsamlı çalışma, bugüne kadar yapılmış en geniş ölçek­li küresel beyazlama analizini ortaya koydu.

41 ülke ve bölgeden 143 ku­rumun katkı sunduğu araş­tırmada 15 binden fazla re­sif gözlemi incelendi. Uydu verileri ile saha araştırmala­rı ilk kez bu ölçekte birleşti­rildi. Sonuçlar çarpıcı: Resif­lerin yüzde 80’inde orta ya da daha şiddetli beyazlama gö­rüldü. Yüzde 35’inde ise ciddi mercan kayıpları kaydedildi. Küresel modellemeler, dün­ya genelindeki resiflerin en az yarısının ağır hasar aldığını ortaya koyuyor.

Kırılgan ortaklığın çöküşü

Mercanlar, sert resif yapısı­nı oluşturan küçük deniz can­lıları ile onların dokularında yaşayan mikroskobik algler arasındaki hayati iş birliğine dayanır. Algler güneş ışığını enerjiye dönüştürür, mercan da bu enerjiyle büyür ve çoğa­lır. Ancak okyanus sıcaklıkla­rı kritik eşikleri aştığında bu hassas denge bozulur. Mer­can, enerji kaynağı olan alg­leri dışarı atar ve beyazlaşır. Kısa süreli stres atlatılabilir; fakat ısı uzun süreli ve yoğun olduğunda mercanlar açlık­tan ölür. Araştırma, üç yıl sü­ren küresel ısı dalgası boyun­ca resif bölgelerinin yaklaşık yarısının iki ya da daha fazla kez aşırı sıcaklığa maruz kal­dığını gösteriyor. Bu tekrar eden stres, iyileşme süresini ortadan kaldırarak yıkımı hız­landırdı.

Küresel ölçekte hasar

Çalışma, ısı stresinin doğrudan resif hasarıyla nasıl ilişkili olduğunu ortaya koydu. Uydu tabanlı sıcaklık ölçümleri ile su altı gözlemleri eşleştirildi ve incelenmeyen bölgelerdeki etkiler de tahmin edildi. Bu yöntemle, küresel beyazlamanın boyutu ilk kez dikkatle hesaplandı. Son otuz yılda gezegen mercanlarının yaklaşık yüzde 50’si kaybedil­di. Okyanuslar, fosil yakıtların yakılması sonucu oluşan fazla ısının büyük bölümünü eme­rek atmosferdeki sıcaklık ar­tışını sınırlıyor. Ancak bu ısı yükü, deniz ekosistemlerinde ağır bir bedel yaratıyor.

Araştırmacılar, 2023’te baş­layan ve hâlâ süren yeni küre­sel deniz ısı dalgasının daha da şiddetli olabileceğine dikkat çekiyor. Resifler, bir felaketin izlerini silmeye çalışırken ye­ni bir dalgayla karşı karşıya. Bu durum, toparlanma aralı­ğını giderek daraltıyor.

En büyük sistemler bile tehlikede

Aşırı ısı stresinin art arda yaşandığı bölgeler arasında Büyük Bariyer Resifi de bu­lunuyor. Dünyanın en büyük resif sistemi olarak bilinen bu ekosistem, son yıllarda birbiri ardına beyazlama olayları ya­şadı. Uzmanlara göre resifler, bir sonraki sıcak dalga gelme­den önce kendini yenileyecek zamanı bulamıyor.

Yeni dalganın sonuçları daha ağır olacak

Araştırma, küresel ölçekte beyazlamanın ilk kez bu kadar ayrıntılı biçimde hesaplandığını ortaya koyuyor. Elde edilen veriler, 2014-2017 döneminin kayıtlardaki en yaygın ve en şiddetli olay olduğunu gösterirken, 2023’te başlayan yeni dalganın daha ağır sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor. Resifler, bir felaketin izlerini silmeye çalışırken yeni bir dalgayla karşı karşıya. Bu durum, toparlanma aralığını giderek daraltıyor.

İklim krizi geri döndürülemez eşiğe yanaşıyor

Bilim insanları, sera gazı emisyonlarının hızla azaltılmaması ve yerel baskıların hafifletilmemesi halinde bu kaybın kalıcı hale gelebileceği uyarısında bulunuyor. Mercan resifleri yalnızca deniz canlılarının yuvası değil, kıyıları fırtınalara karşı koruyan doğal bariyerler, balık stoklarının üreme alanları ve turizm ekonomisinin temel dayanaklarından biri. Okyanusların beyazlayan yüzü, iklim krizinin artık geri döndürülemez eşiklere yaklaştığını gösteriyor.

Related Posts

Tütünde “yeni nesil” kayıt dışı kalıyor

Sağlık açısından zararlı olan tütün kullanımında gençler, elektronik ürünlere yöneldi. Asya’dan gelen içeriği belirsiz dumanlı elektronik ürünler risk oluştururken, yasak nedeniyle küresel firmaların ‘yeni nesil’ tütün ürünleri ise kayıt dışı yollarla ülkeye giriyor. Tahmin edilen vergi kaybı 100 milyar TL.

Okumaya devam et
ESİAD Başkanı Zorlu: Sanayide ziller çalıyor rekabet riski büyüyor

 Sibel Zorlu, “Made in Europe” stratejisinin Türk sanayisi için riskler barındırdığını belirterek, gümrük birliğinin acilen güncellenmemesi halinde rekabet kaybının derinleşeceği uyarısında bulundu.

Okumaya devam et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir